David Berdzenişvili (**)
21 Mayıs’ta Gürcistan’da yapılan parlamento seçimlerinde pek çok seçim sahtekarlık oldu.Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili, 2008 Ocak ayındaki başkanlık seçimlerinde Tiflis şehrindeki oyların sadece % 30’unu alabilmişti. Fakat şimdi onun desteklediği Birleşik Ulusal Hareket partisi -ki reytingi Saakaşvili’den daha düşüktür- Tiflis’in merkez seçim bölgesinde % 50’den fazla bir oy oranına ulaşırken, tüm ülkedeki oyların da üçte ikisini aldı. Bu tablo seçimlere hile karıştığını gösteriyor.
Mevcut hükümet yanlısı yeni bir parti olan Targamadze – Hıristiyan Demokrat Hareketi’nin üçüncü gelmesi de bu çarpıklığı teyit etmiştir. Zaten yalnızca bu parti ve devlet başkanının partisi (Birleşik Ulusal Hareket) sonuçlara itiraz etmemektedir. Tüm diğer katılımcılar – Birleşmiş Muhalefet, İşçi Partisi ve Cumhuriyetçi Parti – seçim sonuçlarına itiraz ediyor. Cumhuriyetçi Parti, umduğundan daha az oy alsa da partinin parlamentoda sandalye kazanacağı sanılıyordu. Bu durum diğer muhalefet güçleri için de geçerli. Birleşmiş Muhalefet ve İşçi Partisi, uzmanların tahmin ettiğinden daha fazla oy aldılar. Bu nedenle Saakaşvili anayasal çoğunluğu partisine atfetti. Fakat, şimdiye kadar çoğunluğu bu şekilde ele geçirerek iktidara sahiplenen Gürcü partilerinin sonu kötü oldu. Gürcüler buna daha fazla tahammül edemez. Dolayısıyla Saakaşvili, devlet başkanlığı süresi bitmeden istifa etmek zorunda kalabilecektir. Halk, özellikle Tiflis’te, parlamento seçimlerinin adil yapıldığına inanmıyor. Eski SSCB’deki tüm seçimleri her zaman demokratik olarak tanımlamış olan BDT gözlemcilerinin seçimlerin adil geçtiğine dair açıklamalarına rağmen, uluslararası gözlemcilere şimdi büyük iş düşmektedir.Gürcistan’da, daha önce hiç bu seçimde bu seçimde olduğu kadar rüşvet dönmedi. Mahpuslar bile polisle birlikte seçimleri kontrol etmek için salıverildiler. Mesela; 2004’de eski Acaralı lider Aslan Abaşidze’nin rejimini desteklemiş olan ve yüksek cezalar alanlar bile serbest bırakıldı. Böyle pek çok örnek var. Gürcü halkına yeniden gözdağı verilmek isteniyor. 2008 Ocağındaki başkanlık seçimlerinden önce insanlar iktidarı barışçı bir şekilde değiştirebileceklerine inanarak muhalefet adaylarına oy vermişlerdi. Tiflis’te Saakaşvili yalnızca % 30, Batum’da ise % 36 oy alırdı. Bu onun yenilgisiydi. Fakat Saakaşvili hala iktidarda ve halk iktidarın barışçı yollardan değiştirilemeyeceğini görmüş vaziyette. Bu nedenle, bazı seçmenler sandığa gitmediler, diğerleri de sindirildi. Geri kalan oy verdi fakat seçim komitelerinin üyeleri hile yaptılar. Tüm bu faktörlerle bugüne gelindi. Böyle bir seçim, Gürcistan ve NATO arasındaki yakınlaşmanın da yararına değil. Bükreş’teki NATO zirvesinde üyeler, Gürcistan’daki parlamento seçimlerini dikkatle takip etmeye karar vermişlerdi. Yönetim ve halk arasındaki boşluk maalesef gittikçe genişlemektedir. Gayrı meşru yönetim kırılganlaşacaktır. Dolayısıyla Rus yönetimi de Saakaşvili üzerindeki baskılarını ağırlaştırmakta zorlanmayacaktır.
_________________________
(*) Avrasya Evi Analiz Merkezi, 23 Mayıs 2008(**)
Cumhuriyetçi Parti liderlerinden,