Soğuk Savaş sürecinde Moskova ile ilişkiler, Moskova’nın PKK’ya el altından verdiği desteğin yanı sıra Akdeniz’de ve Orta Doğu’da gücünü ve etkisini genişletme çabaları yüzünden gergindi. Fakat Soğuk Savaşın bitmesiyle Türkiye’nin Rusya ile bağları gözle görülür şekilde iyileşti, özellikle de ekonomik bağlamda. Rusya, Türkiye’nin en büyük ikinci ticari partneri ve en büyük doğal gaz tedarikçisidir. Ayrıca Türk ekonomisine belirgin bir şekilde katkıda bulunan “bavul ticareti” de genişlemiştir.
Enerji olgusu Türkiye ve Rusya arasındaki yakın bağlara önemli oranda yön vermektedir. Türkiye, doğal gaz ihtiyacının % 65’ini ve petrol ihtiyacının da % 20’sini Rusya’dan karşılamaktadır. Eğer mevcut trend devam ederse, Türk yetkililerinin tahminlerine göre bu rakam gelecek yıllarda % 80’e yükselebilecektir. Türkiye’deki başta enerji, turizm ve telekomünikasyon alanındaki Rus yatırımları da son yıllarda gözle görülür biçimde artmıştır.
Moskova ile ilişkilerin iyileşmesi AKP iktidara gelmeden önce başlamıştı ancak Erdoğan hükümetiyle birlikte hız kazandı. 2004 Aralık ayında Devlet Başkanı Putin, Türkiye’yi son 32 yılda ziyaret eden ilk Rus lider oldu. Ziyaret, son yıllarda iki ülke arasında gelişmiş olan karşılıklı güven ve itimat ile geniş bir yelpazedeki ortak çıkarlara gönderme yapan “çok boyutlu Partnerliğin ve Dostluğun Derinleştirilmesi” başlıklı bir ortak deklarasyon ile taçlandırılmıştı. Bu zamandan beri Ankara ve Moskova arasında üst düzey politik ve askeri irtibatlar pekişmiştir.
Bununla birlikte Türkiye ve Rusya arasındaki ciddi bir stratejik ittifak yakın gelecekte pek olası görünmemektedir. İki ülke, Rusya’nın güçlü çıkarlarının ve neo-emperyal hırslarının olduğu Kafkaslar ve Orta Asya’da etkin olmaya çalışan iki rakiptir. Bundan başka Rusya ile yapılacak bir stratejik ittifak Türkiye’nin, ticaretinin % 50’sinden fazlasını yaptığı Avrupa ve son gelişmelere rağmen Türkiye’nin en önemli müttefiki ve güvenlik partneri olmaya devam eden ABD ile ilişkilerini kısmasını gerektirebilecektir.
_________________________
(*) Bu metin 2008 yılında Rand Coporation tarafından (Angel Rabasa & F. Stephen Larrabee) Penthagon için hazırlanmış olan “Türkiye’de Siyasal İslamın Yükselişi” isimli rapordan alınmıştır.
Rapor için bkz: http://www.rand.org/pubs/monographs/MG726/