Seçim öncesi tercihimiz ne: Yasalara mı uyacağız, alışkanlıklarımıza mı?
“Nujnaya Gazeta” editörü İzida çaniya geçtiğimiz günlerde “Nasıl yaşayacağız? Yasaları esas alarak mı, yoksa alışkanlıklarımıza göre mi?” sorusunu gündeme taşıdı.çaniya’ya göre Abhazya bağımsız medyası tarihin akışına ayak uyduramıyor.
“Basın üzerinde önceleri yasalarla baskı kurmuşlardı, ancak mahkemelerle uğraşmak toplumun merakını kışkırtacağı için ters tepebileceğini düşüncesiyle geri adım attılar. Bu yüzden, sonraları kanunlara boş verip geleneksel metotlarla yola devam etmeye karar verdiler; yani soyumuz, boyumuz, sülalemiz anlayışıyla… Ve Şubat’ın ilk on gününde “gereğinden fazla bağımsız olanlara” da hak ettikleri dersler verildi… Birileri iş yerinde “muhakeme” edilirken, bazılarının evine de “kanun adına” baskınlar düzenlendi. Bu anlayış, “çegemskaya Pravda” gazetesi editörüne verilen “nasihatla” da zirve yaptı. Cumhurbaşkanının akrabaları hiç çekinmeden gazeteci Politkovskaya ve Holodov’u hatırlatarak kendisini tehdit etti.
Neden mi? Nedeni kendine özgü fikirleri olması.
Bu kadarla kalsa iyi, üstelik bu fikirlerini herkese açıkça söylemesi.
önümüzde seçimler var ve seçmeni sadece satın almak yetmez, onu ikna etmek de gerekir. (6 Şubat 2009’da, cumhurbaşkanının yakın korumalarından David Bagapş, Sohum Şehir Belediye Meclis üyesi Kondrat Samsoniya ve Sohum şehir yönetimine bağlı Reklam Ajansı Başkanı Adgur Tarba, “çegemskaya Pravda” gazetesi Yazı işler Müdürü İnal Haşig’i
şehir dışında ıssız bir bölgeye götürdü. Sebebi de, 3 Şubat 2009’da gazetenin “Programsız Sevgi” başlıklı başyazısında dile getirilen değerlendirmelere katılmadıklarını göstermek ve gazeteci Politkovskaya ve Holodov’un başına gelenleri hatırlatarak bundan sonraki yazılarını daha dikkatli bir şekilde kaleme alınmasını sağlamak. – İA Regnum).
Bunların hepsi eskilerden hatırladığımız şeyler. Bu ve benzer olaylar daha dün yaşanmadı mı? Sanki cumhurbaşkanlığı süresi hala bitmemiş ve o günkü olaylar devam ediyor. Ne kadar iğrenç” diye özetliyor İzida çaniya görüşlerini (“Nujnaya gazeta”).
“Hepimiz beş yaş büyüdükten sonra, Abhazya medyasının cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının fırtınalı havasında tekrar sefere çıkma zamanı geldi” diye söze giriyor “Ekho Abhazii” gazetesi editörü Vitali Şariya ve şöyle devam ediyor: “Bugün gerek basın, gerekse de diğer çevrelerde, İnal Haşig’in “çegemskaya Pravda” gazetesinin 4. sayısında çıkan “Programsız Sevgi” makalesinin yayınlanması sonrasında meydana gelen olayı konuşuyor. Cumhurbaşkanına yakın üç kişi, Haşig’i Kelasur istasyonu yakınlarında tenha bir yere götürerek “halkı kışkırtmaması” gerektiği hususunda “nasihatta bulunmuşlar.” Sonra tehdit etmeden de geçmemişler tabii!Yazarın fikir ve değerlendirmelerine katılınır veya katılınmaz, fakat o makalede herhangi bir küçük düşürücü ifade olmadığı bir gerçek.”
Şariya, “Bugüne dek Cumhurbaşkanlığı için tek aday gösterilmiş durumda, o da şimdiki devlet başkanı Sergey Bagapş. Ama siyasi kulislerde çoktan beri başka adayların isimleri de zikrediliyor: Raul Hacimba (Cumhurbaşkanı Yardımcısı), Beslan Butba (ERA Partisi Başkanı), Sergey Şamba (Dışişler Bakanı) ve diğerleri. çok kişinin ortak beklentisi, daha pek çok kişinin adaylığa müracaatta bulunabileceği yönünde. Bazılarının Aleksandr Ankvab (Başbakan)’ın da aday olabileceği yönünde tahminleri var” diye yazıyor “Ekho Abhazii” gazetesinde.
“Geçen dönemki cumhurbaşkanlığı seçimleri, halkın aktif olmasının yanı sıra, tarafların kazanmak için sertliğe başvuracak kadar hırslı olduğunu da göstermişti” denilen “Nujnaya Gazeta”daki yazı şöyle devam ediyor:”Allahtan ki Abhazlar kontrol edilemez bir duruma düşmediler. Ancak, toplumda keskin bir kamplaşma olduğu da bir gerçek. İdeal manada bir birlik yok ve daha da kötüsü toplumda böyle bir talep de görülmüyor. ülkeyi yönetenler, toplumdaki bu bölünmüşlüğü aşmak için hiçbir gayret göstermediler.”“Nujnaya Gazeta”nın yazdığına göre, iktidarın içinde de anlaşmazlıklar var. öte yandan sosyal gerginlik ve eşitsizlik büyürken, idari kurumlara olan güven de gittikçe azalıyor. “ümitsizlik peşimizden ayrılmıyor. Soruyoruz: böyle bir yönetim tekrar iktidara gelmeyi hak ediyor mu? Mevcut yönetim döneminde maalesef ki iktidarı değiştirecek evsafta dişli bir muhalefet oluşamadı. Aslında buna hayret etmemek lazım, çünkü yönetim, eski valilik metotlarını uygulayarak, parlamento seçimlerinde denediği öz yönetim potansiyelini sergilemektedir. Şurası apaçık ki, kuvvetli, yönetimin durgunluğuna fırsat vermeyecek bir muhalefete ülkenin ihtiyacı var. Böyle bir gücün olmaması Abhazya’yı yeni gelişmelere açık olmaktan yoksun bırakıyor” sözleriyle eleştiriyor yönetimi “Nujnaya Gazeta”da İzida çaniya.
“İdari kurumlar, “her şey o kadar da kötü değil” diye itiraz edebilir ve “bütçe büyüyor, maaşlar yükseliyor, her yerde polisler var” diye savunma yapabilir. Durumun bir diğer ciddi göstergesi de parlamento önündeki park edilmiş arabalar. Oraya baktığınızda öyle bir kanı hasıl oluyor ki, ‘memurlar rahat, huzur-u kalp içinde mesai yapıyor’ diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Halbuki, küresel ekonomik kriz her an Abhazya’nın da kapısını çalabilir… Bugünlerde, Rusya merkez yönetimi, kriz sebebiyle idareleri altındaki birimlere tüm sosyal amaçlı masrafları kısma emri verdi. Bu elbette bizi de etkiler ve bundan kaçış yok. Bizim yönetimimizin ise krizle mücadeleye yönelik hiçbir hazırlığı yok.Bu arada şunu da hatırlamak gerekir ki, Abhazya yönetimi şeffaf değil. üstelik değişikliklere çabuk adapte olabilme kabiliyeti de yok. Abhazya, son beş-altı yıl süresince uygun rejim şartlarında olsa da, aslında turizm ve milli servetlerini satarak ayakta duran bir ülke konumunda” diye yazıyor “Nujnaya Gazeta”.
Abhazya’da mevcut iktidarın göreve gelişinin üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hala pozitif bir gelişme sağlanamadığını iddia eden çaniya yazısını şöyle bitiriyor: “Siyah çuhadaki tek renkli leke Abhazya’nın bağımsızlığının tanınmasıdır. Burada şunu da söylemek lazım ki, tanınma meselesi de iktidarın becerisi sonucu değil. Rusya’nın bizi tanımasında şimdiki yönetimin bir emeğinden bahsedemeyiz. Sadece olay onların devrine denk geldi, o kadar. Şu da açıktır ki, Abhazya’da kim iktidara gelirse gelsin, Rusya o iktidara azami desteği verecektir, çünkü menfaatleri bunu icap ettiriyor. Ayrıca Rus yönetimini burada tutmak her yönüyle faydalıdır. Böylece emekli maaşları, emniyet organları, güvenlik kurumları, asker aylıklarının hepsi teminat altına giriyor. Geçen seçimlerde milleti, “Eğer Rusya’nın istediği adayı seçmezseniz, Moskova musluğu tamamıyla kapatacak” diye korkutmuşlardı. Peki ne oldu? Nerede kaldı muhaliflerin o heyecanlı konuşmaları?Sözün kısası, gelin cumhurbaşkanımızı kendimiz seçelim, baskı altında kalmadan. Biz Raul Hacimba’yı da, Sergey Bagapş’ı da, bugünlerde ortalıkta pek görünmeyen Beslan Butba’yı da seçmeye hazırız. Ancak bizlere, ülkemize dışarıdan empoze edilen ve memleketine ara sıra gelecek olan “genel valiler” veya “firariler” hiç gerekmiyor.”_____________________________Kaynak: regnum.ru, 22-02-2009
Tercüme:KAFKASEVİ