Ekrem DumanlıCumhurbaşkanı Abdullah Gül, birkaç gündür Rusya’da. önemli temaslarda bulunuyor. Karşılanması, ağırlanması, ortak basın toplantılarının düzenlenmesi, ortak deklarasyon yayınlanması… Her şey birinci sınıf bir ilginin ürünü. Bu bir resmî ziyaretten de öte devlet töreniyle gerçekleşen çok üst düzey bir program.Konuyu bilmeyenler için iki ziyaret arasında çok büyük bir fark yok; ama yıllarını Rusya’da geçiren diplomatlar açısından ikisi arasında çok büyük fark var. Bu ziyareti önemli kılan ikinci belirgin bir özellik de ortak bir bildiri yayınlanması. İkili görüşme planlanandan iki saat fazla sürdü. Bu da çok önemli bir olgu. Rusya devletinin ziyarete verdiği önem, yakın ilgiyi daha değerli kılıyor. Karşılamadaki samimiyet, program boyunca gösterilen ihtimam, Türkiye ile Rusya arasında yeni bir dönemin başladığını açıkça gösteriyor.Program boyunca şahit olduğumuz manzara şu: Her ülkenin bürokratları da bu programın detayı üzerine bir hayli emek vermiş. Bazı programların ileri saatlere sarkması, planlama hatasından kaynaklanmıyor; her iki ülkenin de ilişkileri daha kalıcı hale getirmek için gösterdiği çabayı ortaya koyuyor. Bürokratların yüzü gülüyor. Uzun süren görüşmeleri çok yakından izleyen bir yetkiliyle konuştuğumda ‘Harika! Sanki iki profesyonel şirket yöneticileri gibiyiz. Her meseleye çözüm bulmak için oturuluyor ve somut konular üzerine somut öneriler getiriliyor.’ dedi. Bu çok önemli; çünkü Türkiye’nin Rusya ile ilgili ticari münasebetlerinde bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bu tıkanıklıkların aşılması için yoğun bir gayret sarf edildiğini bu gezi boyunca görüyoruz.Cumhurbaşkanı Gül, Rusya gezisine tam da bu nedenle işadamlarıyla beraber çıktı. Uçakta yer alan işadamlarına Moskova’da yaşayan Türk işadamları da katıldı. Anlaşılan o ki Sayın Cumhurbaşkanı, Moskova gezisine çıkmadan çok büyük bir hazırlık yapmış ve konu ile ilgili detaylı bilgiler almış. çünkü resmî heyetin kaldığı otelde düzenlenen toplantıda işadamları Cumhurbaşkanı ile uzun uzun konuşma imkanı buldu. Görüşmeler başlamadan yapılan ilk işadamları toplantısında hemen herkes söze ‘Size daha önce de bilgi verdiğimiz gibi’ ya da ‘sizi ziyaretimizde sunduğumuz raporda ifade edildiği gibi’ türü cümlelerle başladılar. Verilen cevaplardan ve konuşmacılara isimleriyle hitabından da anlaşılıyordu ki Sayın Cumhurbaşkanı, Rusya ile iş yapan şirketlerin sorunlarına son derece vâkıf. Belki de bu yüzden işadamlarının görüşmelerden beklentisi de büyük.Karşılıklı imzaların atılmasından hemen sonra sınırlı davetlinin de yer aldığı yemeğe katıldı liderler. Görkemli bir salonda yemekler yendi, sıcak sohbetler yapıldı. Rus kabinesi de yemekteydi. Bakanların yemekte olması da devlet protokolünün yansıması olarak kabul edildi. Yemekten kalkınca Cumhurbaşkanı, işadamlarını tek tek Medvedev’le tanıştırdı. Bu sırada işadamları Medvedev’e problemlerini bizzat anlatma fırsatını yakaladı. Sayın Cumhurbaşkanı bu arada gazetecileri de davet etti ve iki devlet başkanı ile gazeteciler fotoğraf çektirdi.Her iki ülke devlet başkanı, Kremlin Sarayı’nda düzenlenen bir sergiye katıldı. Bab-ı Âli sergisi adı verilen çalışma, Osmanlı döneminde çara gönderilen hediyelerden oluşuyor. Aslında sergiye alınamayan daha çok eser varmış. Bu serginin benzeri Türkiye’de de açılacak. 2010’da İstanbul’da yapılacak sergide de padişaha Ruslar tarafından gönderilen hediyeler yer alacakmış.Bu gezinin en önemli özelliği şu: Görüşülen konular sadece iyi niyet bildirimi ve temenniden oluşmuyor; somut konular konuşuluyor ve o sorunların çözümü için adım atılıyor. Her halükârda şunu söylemek mümkün: Türkiye ile Rusya ilişkilerinde bugünden sonra yeni bir safhaya geçilmiştir…
(Zaman Gazetesi,14.02.2009)