Bursa’da çerkes Kültür Derneği yaptığı bir eylemle “Anadilinizi evinizde konuşabilirsiniz” yaklaşımına karşı, acilen “Anadilde Eğitim” talep etti. İstanbul’da Bilgi üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü de 21 Şubat Uluslararası Anadil günü kapsamında Bilgi üniversitesi Dolapdere Kampüsünde bir etkinlik düzenledi.
Bursa çerkes Kültür Derneği “Ana dilini öğren, kültürüne sahip çık” sloganıyla 21 Şubat Dünya Anadil Günü için eylem yaptı.
Dün (20 Şubat) Orhangazi Parkı’nda yapılan basın açıklamasında Bursa çerkes Kültür Derneği başkanı Filiz çelik, Türkiye’de Türkçe dışında 34 farklı dil konuşulduğuna ve bu dillerin birçoğunun yakın gelecekte yok olma tehlikesiyle karşı karşıyla olduğuna dikkat çekti.
çelik, dillerin korunmasının sadece insan hakları değil, bir özgürlük ve demokrasi sorunu olduğunu da vurguladı ve bir dili yok olmaktan korumanın tek yolunun, o dilin konuşulabilmesi ve çocuklara öğretilebilmesi olduğunun altını çizdi.“çocuklarınız sizi dinliyor, anadilinizi konuşun”
çocukların ana dillerini öğrenebilmesi için, aile içerisinde anadilini konuşmanın önemine de değinilen eylemde “O sizi dinliyor, anadilinizi konuşun” pankartları da açıldı.
çelik, “Dilinizi konuşmanızın önünde engel yok, evinizde konuşabilirsiniz. Amatör kurslarda dilinizi öğrenin” yaklaşımını kabul etmediklerini söyledi; bu yaklaşımın dili, kültürü ve kimliği kendi kaderine terk etmek olduğunu belirtti.
çelik, çerkeslerin 147 yıldır Anadolu’da yaşadıklarını, fakat şimdi anadillerini kaybetme riski taşıdıklarını belirterek “Bizler devletten gerçekçi çözümler bekliyoruz. Yok olmakta olan bir dilin sahipleri olarak pozitif ayrımcılık istiyoruz” diye ekledi.Bilgi üniversitesi’nde Anadili Günü Programı
İstanbul Bilgi üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü de 21 Şubat Uluslararası Anadil günü kapsamında Bilgi üniversitesi Dolapdere Kampüsünde bir etkinlik düzenledi.
KAFFED’in katkılarıyla düzenlenen etkinlikte farklı dil gruplarının temsilcileri anadili üzerine konuşmalar yaptılar.
Prof. Dr. Ayhan Kaya’nın yönettiği panele Sezai Babakuş (Abazaca), Doğan özden (Adigece), Pakrat Estukyan (Ermenice), Fahrettin çiloğlu (Gürcüce), Muhsin Kızılkaya (Kürtçe), Memedali Barış Beşli (Lazca), Karen Gerson Sarhon (Sefarad Dili) ve Yakup Atuğ (Süryanice) konuşmacı olarak katıldılar.
Konuşmacılar anadillleri ile ilgili kendi perspektiflerini ve kaygılarını dile getirdiler.
Konuşmaların tamamlanmasından sonra sahne alan ses sanatçısı Gülcan Altan seslendirdiği Ladinoca, Ermenice, Lazca, Süryanice, Abazaca ve Adıgece şarkılarla izleyicilere coşkulu bir konser verdi.
Bu arada programa paralel açılan “Anadil” temalı afiş tasarımlarından oluşan sergi 21-28 Şubat tarihleri arasında 1 hafta süre ile gezilebilecek.Neden 21 Şubat?
UNESCO’nun Uluslararası Anadil Günü olarak kabul ettiği 21 Şubat, 1952’de Pakistan’ın Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olarak dayatılmasına tepki gösterilen bir eylemin silahla bastırıldığı güne tekabül ediyor.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür örgütü (UNESCO), 21 Şubat‘ı Uluslararası Anadil Günü adı altında, uluslararası uzlaşıyı, kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 1999 yılında takvime aldı.
Günün tarihi önemi, 1952’de Pakistan’ın Urdu dilinin Bangladeş halkının da resmi dili olduğunu deklare etmesine tepki olarak ortaya çıkan Bengal Dil Hareketi eylemliliklerine ve bu eylemlerin şiddetle bastırılmasına dayanıyor.
21 Şubat 1952, Bangladeş’in başkenti Daka’da, Bengal Dil Hareketi mensubu birçok öğrencinin Bengal alfabesiyle yazabilme ve Pakistan’ın Bengal dilini de resmi dil olarak tanıması talepleriyle yapılan bir protesto sırasında öldürüldükleri güne tekabül ediyor.
UNESCO raporuna bakılırsa; Dünya’da 2500, Türkiye’de ise 18 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. 100 yıl içerisinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacaksa o dil tehlikede kabul ediliyor. Tehlikede olan dillerin yanı sıra Kapadokya Yunancası ve Ubıhça da Türkiye’nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor.Abhazca, Adigece, Kabartayca-çerkesçe, Zazaca ”kırılgan”
UNESCO tarafından yayınlanan atlasa göre Dünya’da 2 bin 473 dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye’de de 18 dil için bu tehlike geçerli. UNESCO tehlike altındaki dilleri; ”kırılgan” (vulnerable), ”açıkça tehlikede” (definitely endangered), ”ciddi anlamda tehlikede” (severly endangered), ”son derece tehlikede” (critically endangered) ve ”kaybolmuş” (extinct) kategorileri altında ele alıyor.
Dilin ”kırılgan” olması, birçok çocuk tarafından konuşulmasına rağmen bu kullanımın ev gibi belirli alanlarla sınırlandırıldığı anlamına geliyor. Türkiye’de Abhazca, Adigece, Kabartayca-çerkesçe ve Zazaca ”kırılgan” diller arasında sıralanıyor.
”Açıkça tehlikede” olan dillerin çocuklar tarafından anadil olarak öğrenilme oranı oldukça düşük. Abazaca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Romanca, Süryanice ve Batı Ermenicesi ”açıkça tehlikede” olan dillerden.
”Ciddi anlamda tehlikede” olan diller toplumun yaşlı kesimi tarafından konuşulan, orta-yaşlı kesim tarafından anlaşılan ama çocuklara öğretilmeyen dilleri kapsıyor. Bu sınıflandırmaya göre Gagauzca, Ladino ve Turoyo ciddi anlamda tehlikede.
”Son derece tehlikede” olan diller toplumun yaşlı kesimi tarafından nadiren konuşuluyor. Türkiye’de bu kategoriye giren tek dil Hertevin.
Kapadokya Yunancası, Ubıhça ve Mlahso da Türkiye’nin kaybolmuş dilleri arasında yer alıyor. (BİANET/KAFKASEVİ)