Kılıçdaroğlu‘nda 21 Mayıs Açıklaması
Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada çerkeslerin Sürgün edilmesini andı.

Kılıçdaroğlu, 1864’ün, Rusya-Kafkasya savaşlarının sona erdiği tarih olduğunu, bu savaşın yaklaşık yüzyıl sürdüğünü anımsattı. Kemal Kılıçdaroğlu, binlerce, milyonlarca çerkes’in, ana yurtlarını terk etmek zorunda kaldığını, bunların önemli bir kısmının Anadolu’ya geldiğini, burada acılar içinde yaşadıklarını, bu acıları hiçbir zaman unutmadıklarını, Karadeniz’in derin sularına babalarını, annelerini, çocuklarını, amcalarını bıraktıklarını anlattı. Büyük çerkes göçünün acılarının hiç unutulmadığını belirten, söz konusu göç sırasında hayatını kaybeden çerkes büyüklerine Allah’tan rahmet dileyen Kılıçdaroğlu, “Nasıl İngiltere’deki terör olayı yüreğimizi yakıyorsa, insanlık tarihindeki bu tür göçler ve acılar da yüreğimizi yakıyor.” dedi. 21-05-2017
****
Erhan Usta, 500 Bin Çerkes Hayatını Kaybetti
MHP Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta bu gün yaptığı meclis konuşmasında Kafkasya’da 21 Mayıs 1864 tarihinde meydana gelen olayları gündeme taşıdı.
MHP Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın Meclis Konuşması şöyle:

21 Mayıs 1864’te gerçekleşen ve 1,5 milyona yakın çerkesin, çarlık Rusya’sının nüfus politikası kapsamında sürgüne tabi tutulmasının üzerinden 153 yıl geçti.
Rusya’nın çıkarları için hareket eden çarlık Rusya’sı, Karadeniz sahiline inme emelinin bir sonucu olarak köklü tarihiyle cesur ve onurlu bir halka ev sahipliği yapan Kafkasya’da üç yüz yılı aşkın süren acımasız bir savaş yürüttü.
Rus İmparatorluğu’nun Kafkasları istilası ve işgali sırasında meydana gelen çarpışmalarda ve 21 Mayıs 1864’teki nihai ateşkesten sonra, çarlık Rusya’sı çerkes nüfusu bir an önce Rusya sınırları dışına göndermek ve onlardan ebedi olarak kurtulmak istedi.
Bu amaçla yürütülen sistematik baskı ve katliamlar neticesinde 1,5 milyon çerkes, Tuapse, Soçi ve Sohum gibi liman kentlerine toplandı.
Rus askerlerinin süngü ve dipçik darbeleriyle de zorlanarak, bazı durumlarda oturmaya bile yer kalmayacak biçimde ve yığınlar halinde gemilere doldurularak, başta Varna, Kefken, Samsun, Sinop ve Trabzon olmak üzere Osmanlı topraklarına sürüldü.
Ancak sürgün sırasındaki yol şartları, salgın hastalıklar, açlık gibi nedenlerden dolayı resmî olmayan rakamlara göre 400 bin ila 500 bin arasında çerkez hayatını kaybetti. Günümüzde dünyada yaşayan çerkezlerin yaklaşık yüzde 80’i Türkiye’de bulunmaktadır.
Bu vesileyle sürgün esnasında hayatını kaybeden çerkeslere Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.üzerinde yaşadığımız toprakları vatan bilip, çanakkale’de, Kurtuluş savaşında, vatanımızın selameti için her yerde, omuz omuza birlikte savaştığımız ve milletimizin şerefli bir üyesi olan tüm çerkes kardeşlerimize selam olsun.” 21-05-2017
*****
Mustafa Destici: TBMM 21 Mayıs‘ı Çerkes Soykırım Günü Olarak Kabul Etmeli

Partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 21 Mayıs 1865’de Büyük çerkez Sürgününde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Rusya’nın çerkes Soykırımı’nı kabul etmesini, çerkeslere bir özür borcu olduğunu ve dolayısıyla haklarının iade edilmesini istiyoruz.” ifadesini kullandı.TBMM’nin de bu konuyu ele alarak, 21 Mayıs’ı “çerkes sürgünü ve soykırımı günü” olarak ilan etmesi gerektiğini söyleyen Destici, Doğu Türkistan, Balkanlar, Irak ve Suriye’de Türklere karşı soykırımlar yapıldığını ve bunun bir son bulması için çalışılması gerektiğini de sözlerine ekledi. 21-05-2017
******
Eskişehir’e Çerkes Soykırım ve Sürgünü Anıtı
Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından ’21 Mayıs 1864 çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anıtı’ Sazova Bilim ve Kültür Parkı’nda düzenlenen törenle açıldı. Yoğun katılımın olduğu anıt açılışında hüzün ve gözyaşı hakimdi.Kafkas Rus savaşlarının 1763-1864 yıllarını içeren son 100 yılı tarihin en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

101 yıl süren savaşlarda 500 binden fazla Kafkasyalı hayatını kaybederken, savaş sonunda yüz binlerce çerkes ana vatanını terk etmek zorunda kaldı. Yaşanan vahşeti gözler önüne sermek isteyen Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği ’21 Mayıs 1864 çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anıtı’ açtı. Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından derneğin kuruluşunun 50. yılına özel gerçekleşen anıt açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Anadolu üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği BaşkanıCihan Ertok, eski dernek başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
ANITI AÇMAK BİZE NASİP OLDU
Tepebaşı Belediyesi’nin katkıları ile gerçekleştirilen iftar yemeğinin ardından açılış konuşmalarına geçildi.
Açılışta konuşan Dernek Başkanı Cihan Ertok, “Proje 2009 yılında gündeme geldi.

O dönemki yönetim bir anıt yapılması için girişimlerde bulunmuş ancak çalışma yarım kalmıştır. Bizden önceki yönetim ise yine anıtın yapılmasını gündeme taşıdı. Bir önceki dönem başkanımızla bu konuyu konuştuk. Yer arayışı içine girdik. Bir bütçe çıkardık ama o dönem çok hazırlıksız yakalandık. 150. yıl olması sebebiyle bu dönem anıt için start verip bir bütçe hazırladık. Büyüklerimiz, işadamlarımız onlar da bize yardımcı oldular. 50. yılda bu anıtı yapmak bize nasip oldu” dedi.
TüM KAFKASYA’NIN ORTAK SEMBOLüDüR
Anıtın yapımını üstlenen Heykeltıraş Nuh Açın anıtın tüm Kuzey Kafkas kültürünün ortak sembolü olduğunu ifade ederek, “Dernek başkanımız bana ulaştı.

Projelerini anlattılar. çok takdir ettim. Bir adım atarlarsa, ikinci adımı atmaya hazırım. çok kısa zamanda anıtı yetiştirmeye çalıştım. Anıt, tüm Kuzey Kafkas kültürünün ortak sembolüdür. Hepsinde çerkesya vardır. Hepsinin adı çerkesdir. Tüm Kuzey Kafkasyalılar aynı acıyı yaşamışlardır. Bu anıtla birlikte geçmişi unutmayız” diye konuştu.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç: “Eskişehir önemli Bir Eser Kazandı
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, burada yaptığı konuşmada, “O dönemde Osmanlı’ya yaklaşık 1 milyona yakın çerkes vatandaşımız göç etmiştir. Osmanlı da onları Balkanlar’a, Anadolu’ya ve Suriye’ye yerleştirmiştir. Türkiye’ye gelenler, Eskişehir bölgesine yerleşmiştir. Allah kimseyi vatansız bırakmasın. Sizler Eskişehir’e hem renk getirdiniz hem de kültür getirdiniz. Bugün açılan bu soykırım anıtı, acıyı temsil ediyor ama bizlerin ileriye dönük bir takım dersler alarak değerlendirmemiz lazım. Bu anıtı yapanların eline sağlık, Eskişehir’e önemli bir eser kazandırdınız” diye konuştu.
ESKİŞEHİR’E YAKIŞAN ANIT
Anadolu üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan ise, “Anıtın burada olması bizim için de Anadolu üniversitesi için de büyük anlam taşıyor. Anadolu üniversitesi Türk Dünyası Bilim ve Kültür Merkezimiz hemen bu anıtın yanında. Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Nabi Avcı’da vakıf arazisinde olan bu alana bu anıtın kurulması noktasında vakfa ve derneğe izin vermesi açısından çok önemli bir hizmet sundu. Gerçekten Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Eskişehir’e yakışan bir anıt oldu” dedi.
ESKİŞEHİR KARDEŞLİK ŞEHRİDİR

“Eskişehir’i Eskişehir yapan da göçmen kültürüdür” diyen Gündoğan, “Eskişehir bir sevgi, bir hoşgörü kenti ise o sevgi ortamının oluşmasında Kafkaslardan göçen, Balkanlardan göçen, Kırımdan göçen ve burada buluşan, kardeşlik içinde yaşayan halkların yarattığı şehirdir, Eskişehir. Eskişehir, Türkiye’nin gözbebeği şehri haline gelmişse uzak diyarlardan sürgün edilen, göçe zorlanan bu mazlum halkların buluşma noktasında mekan olmasında kaynaklanmaktadır” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından 21 Mayıs çerkes Soykırımı ve Sürgünü Anıtı’nın açılışı yapıldı ve emeği geçenlere dernek yönetimi tarafından plaket takdim edildikten sonra anıta bırakılan kırmızı karanfillerle program sona erdi. 31-05-2017