Murat özden
çerkesler soykırım ve sürgünün 147. yılını doldururken, tarih de 2011 yılını gösteriyor.
2011 yılı çerkeslerin diyaspora tarihinde özel bir yer işgal edecek.
çerkesler üzerlerine serpilen ölü toprağını üzerlerinden atıyorlar.
üzerlerine dökülen betonları kırıyorlar.
Donmuş buz kalıplarını parçalıyor ve baş kaldırıyorlar.
Bu yıl tarihe böyle geçecek.
Bunu dostlarımızda düşmanlarımızda bir yere not etsinler.***
çerkeslerin hesaplaşması gereken iki cephe var:
Birincisi soykırımcılar,
İkincisi asimilasyoncular.
Aradan 147 yıl geçmiş olmasına rağmen,tecavüzcüyü utandırmayacak, soykırımcıyı gücendirmeyecek bir tavır içinde olmakta inat edenler var.
Yıllar yılı “biz göç ettik canım”, “zaten döneceğiz anavatanımıza” dedik; hem soykırımcıların, hem asimilasyoncuların gönlünü hoş tutmak için.
Ama görüyoruz ki mızrak çuvala sığmıyor.
“Milyonlarca insan keyf için mi terk etti anavatanını ki bu göç olsun” dedik.
Sonra “olsa olsa bu sürgün olmalıydı herhalde”ye geçtik.
Ve hala orada ısrar edenler var.
Ama bu da yetmiyor çerkeslerin durumunu açıklamaya.
250 yıl çerkeslerle Ruslar futbol topu oynamadılar. Rusların attıkları top mermilerine karşılık verecek topları yoktu çerkeslerin. Oklarla, kamalarla, tüfeklerle yapılacak olan herşeyi yaptılar.
Ama nafileydi, güçler o kadar orantısızdı ki…
Onlar direnişi seçtiler ve direndiler. Teslim olmadılar hiçbirzaman.
Yüzde 90’ı kanlı savaşlar sonucu vatanından sökülüp atılmış bir halkın dramına soykırım demekten çekiniyoruz.
Bu ne aymazlıktır !
Bu ne sorumsuzluktur !
Bu ne inkarcılıktır !
çerkeslerin maruz kaldığı musibetin adı bal gibi soykırımdır !
Bunun litertatürde başka tarifi yok !
İzah edebilecek birisi varsa çıksın ortaya !
Ama görüyoruzki Türkiye diyasporasının en büyük temsilcisi olduğunu söyleyen kurumumuz soykırım diyemiyor.
147. yıl anma etkinlik programında sürgünden öteye geçemiyor.
Kurumun web sitesini tekrar tekrar inceledim ama soykırımla ilgili tek kelime göremedim maalesef.
çerkesler soykırımcılarla birgün mutlaka hesaplaşacaklar. Ama hukuki yollarla, ama başka yollarla. Ancak çerkesler önce suçluyu gizleme telaşındaki soykırım inkarcılarıyla hesaplaşacaklar.
Artık soykırım inkarcıları çerkeslere önderlik edemeyecekler. çünkü ezberler bozulacak, maskeler indirilecektir.
Bu hesaplaşma “21 Mayısın çerkeslerin Soykırım Günü” olarak Uluslar arası kurumlarca tesciline kadar sürecektir.***
çerkeslerin en can yakıcı sorunu asimilasyon ve yok oluştur. Bu sorunumuzu da dile getirmek zorundayız her platformda.
21 Mayıs 1864 teki sürgün ve soykırımın sonucudur bu gün yaşadıklarımız. Onun için sadece Rusyaya doğru bağırmak da bazı gerçeklerin üstünü örtme yöntemidir.
Bu soykırım ve sürgünde Osmanlı Devleti de Rusyanın suç ortağıdır. Osmanlıdan sonra yaşadığımız Cumhuriyet dönemi de altında cehennem ateşi yanan tam bir eritme kazanıdır çerkesler ve tüm etnik toplumlar için. Bu dönemle de hesaplaşmayı göze alamazsak hiçbirşey başaramayız.
Asimilasyon da soykırım kadar lanetlenmiş bir insanlık suçudur.
Türkiyede Amerika’nın yanında durup Rusyaya doğru bağırmak hep kolay olmuştur. Bu soğuk savaş dönemindede böyleydi şimdi de böyledir. Bu tür oyunların içinde olanlar şunu iyi bilsinler ki, gökkubbe altında olan hiçbirşey gizli kalmaz. Birgün herkesin faturası kesilip önüne konur. Bunu da hiçkimse unutmasın.
***
150 yıldır ilk defa çerkesler ç.H.İ. önderliğinde kendi çıkarlarının yanında durup, hem Ankara’ya, hem Moskova’ya hem Washinton’a hem Brüksele doğru haykırdılar.
“Eğer bizi görmemekte ısrar ederseniz boğazınıza takılacağız” dediler.
“Görün bizi kör olmayın” dediler.
“Duyun bizi sağır olmayın” dediler.
“Hissedin bizi aptal olmayın” dediler.
“Bu gelen çerkeslerin ayak sesleridir” dediler.
“Son pişmanlık sizin için fayda etmeyecek” dediler.
Soykırımcılardan sonra asimilasyoncularla da hesaplaşmakta kararlı olduklarının mesajını verdiler.
Soykırım ve sürgün 147. yılını doldururken çerkeslerin ana gövdesinin yaşadığı Türkiye’de var olmanın ve mücadele için harekete geçmenin tomurcukları açmaya başlıyor. Asimile olmuş milyonlarımızı geri kazanıp, uyuyan devi uyandırsak atalarımızın asil ve direnişçi ruhuna layık olabiliriz.
İnandıkları dava uğruna ölen atalarımızın düşleri için yola düşme vaktidir artık.
21 Mayıslarda hepbirlikte ulusumuzu yeniden inşa edebileceğimize dair umudumuzu haykırmalıyız artık.
Yaşasın çerkes kalma mücadelemiz !
Yaşasın çerkes Halkının örgütlü mücadelesi !