Uluslararası çerkes Birliği’nin girişimi ile 16 Mayıs 2011 tarihinde Moskova’da RF Duması binasında Duma temsilcileri ile bir toplantı yapıldı. Toplantının önemine binaen Avrupa çerkes Kültür Dernekleri Federasyonu web sayfasında yer alan konuyla ilgili haberi gecikmeli de olsa sayfalarımıza taşıyoruz.Toplantıdan bir gün önce çeşitli ülkelerden gelen diaspora temsilcileri Moskova’da Dom Turist adlı otelde toplanmış ve hazırlanmış taslaklar birleştirilerek ortak bir metin oluşturulmuştur. Metni son şekliyle hazırlama görevi Asker Sokhte ye verilmiştir.
Delegasyon aşağıdaki isimlerden oluşmaktaydı;
Ajakhov Kanşovbi DçB Başkanı
Asker Sokhte Krasnodar Derneği temsilcisi ,
çiçek Şık Amerika Kaliforniya derneğinden ,
ömer Faruk Tamzok Avrupa çerkes Kültür Dernekleri adına ,
Samir Karden ürdün çerkes Derneği başkanı ,
Hayrettin Hakuz ürdün parlementosu eski üyesi ,
Şeref Abaza Suriye Derneği adına ,
Cihan Candemir Türkiye’den KAFFED başkanı
Nalghabet Rodin İsrail’den dernek temsilcisi.
Ayrica delegelerin dışında Kabardey-Balkar Cumhuriyeti adına Duma üyesi Albert Kajarov da toplantıya katılanlar arasındaydı.
16 Mayıs sabahı Asker Sokhte gece hazırladığı metni sabah delegelere sundu. Metin Rusça hazırlandığı için delegasyona tercüme edilmiş. Yapılan ufak değisikliklerin ardından metne son sekli verilmis.
Toplanti 16 Mayıs pazartesi günü saat 15.00’de Duma binasında gerçekleşmiştir. Toplantıya DCB temsilcileri yanında Duma adına şu isimler katılmıştir;
Andre Krilov: Duma’nın AB ile ilişkilerinden sorumlu üyesi, toplantının yöneticisi;
Baskaev Giorgiyevich: Dumada RF’deki halklardan sorumlu Başkan Yardımcısı;
Arshba I Otari: Duma üyesi (Abhaz);
Valeri Draganov: Duma üyesi;
Albert Kajarov: Duma üyesi (Kabardey Balkar Cumhuriyeti);
Vycheslav E. Derev: Duma temsilcisi (Karaçay çerkes Cumhuriyeti;
Orlova Nadezdha Pavlova: Rusya Anayasası ve Dışarıdaki Vatandaşlar ile ilgili yasalar konusunda uzman Duma üyesi
Toplantı Sayın Krilov tarafından açıldı. Krilov kısa bir açılış konuşması yaptı ve özetle, “ Bu günkü toplantıyı DçB’nin talebi üzerine yapıyoruz. Bunu şunun için söylüyorum: Biz bu toplantıyı uzun zamandır planlıyoruz. Ancak internet ortamında farklı haberler çıkmaktadır. Bu günkü amacımız birbirimizi tanımak ve bir başlangıç yapmaktır. Herhangi bir doküman hazırlama görevimiz yok. İlk sözü DçB başkanına vermek istiyorum. Sizlerin neler düşündüğünüzü anlamak istiyoruz. Daha sonra gerekirse soru cevaplarla devam eder, bundan sonra atacağımız adımları görüşürüz” dedikten sonra mümkün olduğunca delegeler olarak 3’er dakika içinde taleplerimizi anlatmamızı rica etti. Duma temsilcilerine de söz vereceğini belirtti.
Bundan sonraki konuşmalar çiçek Şık dışında Adığece yapıldı ve tüm tercümeleri Asker Sokhte yaptı.
İlk sözü alan Kanşovbi, sözlerine teşekkür ederek başladı. Diasporadaki çerkeslerin sorunlarının çok olduğunu, diasporadaki çerkesleri toparlayan örgütün DçB olarak bu yıl 20 yılını kutlayacağını anlattıktan sonra, Adığeler olmadan Adığe sorunlarına müdahil olmak isteyenlerin olduğunu, ancak anavatan topraklarının RF hudutları içinde olması nedeniyle bu sorunları çözme makamının Rusya devleti olması gerektiğini ifade etti.
Kanşovbi’nin konuşmasından sonra, Tek bayan olması nedeniyle ilk söz çiçek Şık’a verilmiştir. çiçek Şık da heyet olarak mutabık olduğumuz yazılı İngilizce metnini okudu. (Okunan metin haberin sonuna eklenmiştir)
İkinci olarak söz, oturma sırası itibarıyla Suriye temsilcisi Şeref Abaza’ya verildi. Şeref Abaza Adığece yaptığı ve süresini aşan konuşmasında, Suriye çerkeslerinin beklentilerinin yüksek olduğunu belirtmiş, bugüne kadar anavatana dönüş yapan insanların iyi vatandaşlar olarak iyi örnekler olduğunu hatırlatmıştır. Hiç kimsenin anavatana kavga için göç etmeyeceğini hatırlatarak, çerkes nüfusun bölgede artmasının bölgeye huzur ve barış getireceğini vurgulamıştır.
üçüncü olarak söz Cihan Candemire verilmistir. Kendiside Adığece olarak özetle şunları söyledi: “çerkeslerin büyük bir trajedi ile vatanlarından zorla sürüldükleri tarihi bir gerçektir. Bu gerçek herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. Vatanlarından sürülen çerkesler dünyanın her yerine dağıldılar, ancak çerkeslerin en büyük nüfusu Türkiye’de yaşamaktadır. Tüm dünyada çerkesler diasporada kültürleri ve dilleriyle asimile olmaktadır. Geleceğimiz tehdit altındadır. Dillerimiz yok olma tehdidi altındadır. Ancak, son zamanlarda çok önemli değişiklikler olmuştur. Vatandaşı olduğumuz Türkiye ile RF arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler çok iyi bir duruma gelmiştir. Son olarak aramızdaki vizeler de kalkmıştır. Tüm bu olumlu gelişmeleri memnuniyetle izliyoruz. Diasporadaki çerkesler olarak beklentilerimiz çoktur. Kısaca belirtecek olursak mevcut vatandaşlık yasalarında çerkesler lehine pozitif ayırımcılık yapılmalı ve dönüş şartları kolaylaştırılmalıdır. Bunun yanında kültürümüzün yaşatıldığı anavatandaki cumhuriyetlerle iyi ilişkilerimiz çerçevesinde, dil ve kültürümüzün korunması konusundaki çalışmalarımızın genişletilmesi ve madden desteklenmesi beklentimizdir. Süremiz çok kısa olduğu için detaylara girmiyorum. Ancak bu toplantının ilk ve son toplantı olmaması gerekir. Bu toplantının kurumsallaştırılarak, periyodik toplantılarla devam ettirilmesi en büyük dileğimizdir”.
Söz Samir Karden’e verildi: Samir Karden notlarından yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: “ürdün çerkesleri adına selam ediyor, teşekkürlerimizi sunuyoruz. ürdün’deki çerkesler olarak bizim hiç bir sorunumuz, hiç bir ihtiyacımız yoktur. Yaşadığımız toplumda saygınlığımız yüksektir. Ancak üzüntümüz yabancı topraklarda yaşıyor olmaktır. Bizim topraklarımızdan zorla sürüldüğümüzü ve çok ölümler verdiğimizi herkes biliyor. Taleplerimizi DçB’ye bıraktık onlar size iletecektir. Gençlerimiz internet ortamında çok şeyi paylaşmakta. Onların talebi yaşanan trajediyi Rusya’nın tanımasıdır. Bizim bir para talebimiz yok. Biz geri dönüş hakları verilsin istiyoruz. Dil ve kültürümüz istemesek de yabancı ülkelerde kayboluyor. Gençlerimiz 21 Mayıs’ta Rus elçiliğini ziyaret edecekler, bir mektup verecekler. Bu mektupla çifte pasaport hakkı talep edecekler, Soçi olimpiyatları başka yerde yapılsın diyecekler. Dertlerimiz çok. İsteğimiz bu toplantının DçB ile bir komite teşkil edilerek devam ettirilmesidir”.
İsrail temsilcisi Nalghabet Rodin Adığece yaptığı konuşmasında: “Bizi davet ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. Diasporanın sorunlarıyla ilgileniyor olmanızdan memnunuz. Biz de sizleri davet ediyoruz. Rusya ile İsrail arasında çifte pasaport anlaşması var. Benzer hakkı çerkeslere vermek faydalı olacaktır. Aramızda düşmanlık var gözüküyor ama doğru değildir. Genosit konusunda bir şeyler söyleyecek olursam bu işi küçük sorun olarak görmemeliyiz. Bu sorunu kendi aramızda çözülmesi gereken bir sorun olarak görüyorum. Birlikte yaşamak dileğimizdir. Mektupta sizlere iletilecek taleplerimizin karşılanması tek çözüm gözüküyor. çözümsüzlüğün bizleri nereye götüreceğini kestiremeyiz. Bizler yakınız ve sorunlarımızı diyalog ile birlikte çözmeliyiz”.
Son olarak Söz ömer Faruk Tamzok’a verildi. Tamzok’ta Adığece konuşmasında, “Konuşan arkadaşlar dileklerimizi dile getirdiler. Benim köküm Suriye’de, kendim Almanya’da yaşıyorum. Biz de Almanya’nın kendi vatandaşlarını korumak için yaptıklarını örnek almalıyız. Almanya’daki çerkesler dillerini kaybediyor. Türkiye Cumhuriyeti oradaki vatandaşlarına dillerini öğretmek için öğretmenler gönderiyor. Almanya, Rusya’dan geri götürdüğü Almanlara, döndüklerinde iş kurabilmeleri için maddi yardımda bulunuyor. Biz de nerede yaşarsak yaşayalım anavatanımıza ve Rusya’ya bakıyoruz. Sorunlarımızı birlikte çalışarak çözmeliyiz. Birbirimizin gözlerinin içine bakarak konuşmalıyız. Bundan sonra başka adımlar atılmasını bekliyoruz” dedi.
Heyet temsilcilerinin konuşmaları böylece tamamlandıktan sonra toplantı başkanı Krilov, Duma temsilcilerine söz vermek istediğini belirtti. İlk sözü kendisi Abaza olan Otari I. Arşba’ya verdi. Arşba kısaca, “Bu gün başlattığımız işbirliğini sistematik biçimde, yasalara uygun olarak götürmek istiyoruz. Bu konular ekstremistlerin ve teröristlerin işi olmamalıdır” dedi.
Ardından söz Rus temsilci Valery G. Draganov’a verildi. Draganov konuşmasında şunları ifade etmiştir: “Rus Dumasında uzun yıllardır çalışıyorum. Daha önce kamu görevlisi olarak gümrüklerden sorumlu idim. çerkeslerin başına gelen trajediler o zamanın şartları çerçevesinde olmuştur. Bu günkü şartlarda sorunların tümünü çözebileceğimize inanıyorum. Arşba’nın dediğine katılıyorum. Her konuyu açık açık konuşuyoruz. İyi niyetle, insan hakları çerçevesinde çözemeyecek sorunumuz olmadığına inanıyorum. Böyle bir toplantı yararlı olmuştur. Bu çalışmalar devam etmelidir. Ben elimden geleni yapmaya hazırım”.
Bundan sonra söz sırasıyla konuşan Duma temsilcileri ve sözleri şöyledir:
Kabardey Balkar Cumhuriyeti temsilcisi Albert Kajarov: “KBC’nin temsilcisi olarak parlamentoda bulunuyorum. 150 yıllık trajedi sonrasında problemler çok birikmiştir. İsteyen Adığenin dönüş hakkı, kendi anavatanında yaşama hakkı olmalıdır. Rusya Federasyonu’nun Adığe halkının sorunlarını çözme yükümlülüğü olduğuna inanıyorum. Draganov arkadaşımın söylediklerine katılıyorum. Dışarıda yaşayan milyonlarca çerkes ile ilişki kurmalı, onların dertlerini dinlemeliyiz.
Karaçay çerkes temsilcisi Edvardovich Vyacheslav Derev: “Ben de diasporadan gelen kardeşlerime hak veriyorum. Diasporanın sorunlarını aramıza üçüncü kişileri sokmadan çözmek durumundayız. Benim bakışım şudur: Adığe halkı adına gelen insanlarımızın ortaya koydukları sorunları birlikte diyalog yoluyla çözmeliyiz. Dışardan gelenlerin ortaya çıkardığı problemleri aşabiliriz. çözümlenmeyecek sorun görmüyorum ve kardeşlerimin dertlerini paylaşıyorum”.
Nadezhda Pavlova: “Gençler adına daha çok konuşmak istiyoruz. Tarihte çerkesler adına daha çok şey söylemeyi arzu ediyoruz. çerkes elbiseleri içinde dans ederken hayranlıkla izlediğim insanların dertlerini paylaşıyoruz. Onların Rusya’nın gençleri olarak tarihimize verdikleri değeri takdir ediyoruz. İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya ile Rusya arasında yaşananlar yüreğimizi acıtıyor. Biz Angela Merkel’in söylediklerine katılmıyoruz. Etnik grupların yaşatılmasını bir tehlike olarak görmüyoruz. Adığe gençleri ile oturup konularımızı konuşmak istiyoruz. Biz alnımız açık olarak ülkemizi ileriye götürmek için, ekonomimizi geliştirmek için, modernizasyonumuzu sağlamak için çerkes diasporasının gençleriyle bir araya gelmek istiyoruz. Yapılacak çalışmalara gençler olarak katılmak istiyoruz”.
Fomenko : “Ben tarih bilen birisiyim. Tarihe farklı bakmak mümkün. Tarihe takılıp kalmadan, birlikte kültürel sorunların çözümünü bulmalıyız. çerkes halkının sürgününe sebep olan Yevdemokov gibi generalleri kimse hatırlamıyor bile. Onların adını yaşatmak da istemiyoruz. Amerika’nın general Custer’ın ismini yaşattığı gibi bir yaklaşımımız yok. Tarihi tartışmaktan ziyade bu günkü ihtiyaçlarımıza çözümler bulmalıyız. Elbette tarihi unutmamalıyız, ancak, tarih önümüzde engel olmamalı”.
Baskayev Georgiyevich: “Ben üçüncü kez Duma’dayım. Babam Karaçay çerkes’te doğdu. Ben de kendimi çerkes kökenli olarak görüyorum. Rusya’da 120 farklı halk yaşıyor. Bu halklardan 100’ü kendi topraklarında yaşamakta. Tarihinde trajedi yaşamış halkımızın sayısı oldukça fazla. Tarihimizden bilgilenerek, yaşayan insanlarımızla iyi ilişkiler sürdürerek, ileriye bakmamız gerekiyor. İçimizdeki halkların sorunlarını çözme gücümüz, Komi halkı sorununda olduğu gibi vardır. Farklı ülkelerde yaşayan insanların birlikte çalışarak, sorunlarını çözmesi için de imkan ve iyi niyetimiz vardır. çerkesler ile Ruslar arasına farklı gurupların girmesi bize yarar sağlamaz. örneğin biraz önce girişte Gürcistan televizyonu arkadaşımıza “Gürcülerin kabul ettiği Genositi kabul etmek için mi toplandığımızı sormuşlar”. Biz aramızdaki sorunları diyalog içinde götürdüğümüz için memnunuz. Değişik ülkelerdeki farklı sorunları bilerek çözümler üretilmesi gerektiğine inanıyorum. Burada açık açık her şeyi konuştuğumuz gibi her yerde konuşmamızı diliyor, Moskova’ya geldiğiniz için hepinize tekrar teşekkür ediyorum”.***
Toplantıda Kaliforniya çerkes Derneği’nden Duman çiçek Şık’ın İngilizce olarak yaptığı konuşma metni şu şekilde
“Rusya Duması üyeleri’ne Hitaben;
öncelikle bana biz çerkesler’in karşı karşıya kaldığımız sorunlarla ilgili halkımızın düşünce ve kaygılarını dile getirme olanağı tanıyan Duma’ya şükranlarımı ifade etmek isterim. çerkesler’in içinde bulunduğu kötü durum bugün bu toplantıda bulunanların çoğu tarafından çok iyi biliniyor. Biz çerkesler yaklaşık 150 yıl önce korkunç bir trajedi yaşadık. Bugün ise ayrı bir kültür ve millet olarak yok olma tehlikesi altındayız. Konuşmama başlamadan önce onurum adına özellikle vurgulamam gerekiyor ki, atalarımın mezarları üzerinde yapılması planlanan kutlamalarla ilgili hiçbir pazarlığın parçası olmam söz konusu dahi olamaz. Ayrıntılarını pek çok kitap ve akademik kaynaklarda bulabileceğiniz tarihi trajedimizin ve bugün içinde bulunduğumuz durumun ayrıntıları yerine, bana verilen zamanı sorunlarımızın çözüm yollarına odaklanarak kullanacağım. Dürüst bir işbirliği ile sorunlarımızın çözümünün hem çerkesler’in hem de Rusya Federasyonu’nun yararına olduğu kanısındayım. Bugün burada bulunan herkesin de aynı amacı paylaştığını umuyorum.
Tarih bize geçici önlemlerin ve sembolik jestlerin, bugün pek çoğumuzun tanımladığı adıyla, “çerkes Sorunu” na geçerli bir çözüm yolu getiremediğini gösterdi. Bugün tüm dünyaya dağılmış şekilde, anavatanda ise her geçen gün sürekli artan bir kargaşa ortamında yaşayan çerkesler kültürlerini ve kimliklerini kaybetme noktasındalar. çerkes sorununu mercek altına alan dürüst ve tarafsız her gözlemcinin varacağı nihai sonuç: çerkes milletinin içinde bulunduğu bu durumun ancak kapsamlı bir yapılanma programı çerçevesinde çözüme eriştirilebileceğidir. Bunu başarmanın en uygun yolu pek çok çerkesin de hem fikir olacağı gibi Rusya Federasyonu’yla işbirliğidir. Ortak çıkarların temini şeffaf, dürüst bir diyalog, karşılıklı hassasiyet ve ihtiyaçları göz önüne alan bir anlayışla sağlanabilir.
Bu tür bir ortaklığın çerkeslere getirisinin medeniyetimizin devamı olacağı açıktır. Bu çıkarlar aynı şekilde tüm Kuzey Kafkasya için de zorlayıcıdır. Tüm dünyaya dağılmış, milyonlarla ifade edilen bir Diaspora sahip olduğu ortak kültüre sahip çıkmak adına yıldıran bir mücadele veriyor. Her halükarda bu durum ironik olarak anavatanda gelişmeye açık bir ekonominin oluşması için de avantaj sağlıyor. İnsan kaynakları tüm ekonomilerde ve özellikle Kuzey Kafkasya’da en değerli sermayeyi oluşturuyor. Milyonlarca çerkesin, ekonomik çıkar gözetenler olmaktan ziyade asıl pay sahipleri olarak, çok çeşitli uzmanlık becerileriyle, turist ve yatırımcı olarak ekonomiye getirecekleri katkı göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Bu durum bölgede tamamı ile bir olumlu değişim meydana getirecek bir etkiye sahip olabilir.
Rusya Federasyonu içinde bulunan Kuzey Kafkasya’da istikrar oluşturmak, bu bölgenin yanı sıra, Rusya Federasyonu geneli içinde son derece önemli olmakla birlikte bu etki sayılara vurulduğunda azmış gibi görünebilir. çerkesler’in yaşadıkları ülkelere ve onlara yardım edenlere karşı olan bağlılıkları herkes tarafından çok iyi bilinir. Genellikle alışılmış normların üzerinde olan bu vefa, bazı durumlarda tamamen çerkesler’in aleyhine işledi. Her şeye rağmen bu hala çerkesler’in en belirgin özelliklerinden biridir. çerkes milletinin kurtuluşu ve rehabilitasyonu için Rusya’nın desteğiyle ortaklaşmak hiç kuşkusuz Rusya Federasyonu’na karşı tüm çerkesler arasında gerçek ve sağlam bir bağ oluşmasına yardımcı olur. Ayrıca bu durum Rusya’nın tüm dünya milletlerine adil ve ilerici öncülüğünü gösterme şansı da verir.
Bu hedefleri gerçekleştirmeyi amaç edinen bir programın bu temelde oluşturulacak asıl politikanın kaynağı niteliğindeki ve size sunacağım yazılı metinde ayrıntılarıyla ifade ettiğim şu temel özellikleri barındırması şarttır.
1). çerkesler’in anavatana koşulsuz dönüş hakkının tanınması.2). Geri dönüşün teminini sağlayacak ve geri dönüşe teşvik edecek mekanizmalarının geliştirilmesi. Biz çerkesler anavatan ve daha iyi hayat koşulları arasında seçim yapmak durumunda değiliz. Bunların her ikisi de bizim en doğal hakkımızdır.3). çerkes anavatanında anadil, kültür ve tarih gibi konularda rehabilitasyon sağlayacak enstitülerin kurulması.4). Kendi kaderini ve ekonomik üretkenliğini tayin etmek için gerekli olan umut ortamını oluşturmak.
Rus liderliğinde oluşturulacak kooperatif bir ortaklık bağlamında, şu maddenin de eklenmesi şarttır:5). Geçmişte yaşananlar neticesinde bugün içinde bulunduğumuz çıkmazın kavranması ve çerkesler’in Rusya politikasında “özel durum” olarak tanımlanması.Sıraladığımız söz konusu bu şartlar Rusya onları desteklese de desteklemese her koşulda mevcuttur. Bunlar bizim varlığımızı sürdürmemiz için gereken en temel şartlardır. Bu nedenle göz ardı edilmesi söz konu olamaz. çerkesler’in yaşadıkları ülkelere asimilasyonu azımsanmayacak ölçülerde olmasına rağmen bugün hala milli değerlerini yaşatmak isteyen çerkes sayısı çok fazladır. Uluslararası hukuk standartları yükselmeye devam ediyor. Artık tarihsel bilgilere ulaşmak son derece kolay. Anlık iletişim ağları yaygın. Dolayısıyla bu şartların gerekliliği giderek daha da ortaya çıkarak her geçen yıl bu talebin sesi daha da yüksek bir tonda ümitsizce artacaktır.
Bu bağlamda, Rusya tarafında bölücülüğe dair oluşabilecek endişeler doğru perspektifte konmalıdır. çerkesler’in şuandaki temel amacı, hayatta kalma mücadelesini sürdürmeleri için gereken temel şartların sağlanmasıdır. Bu nedenle bağımsızlık kendi başına bir son değil, araçtır. Bağımsızlık hali hazırda ki tüm kapılar yüzümüze kapandığı ve makul bir işbirliği ortamı sağlanamadığı zaman seçilir. Şuan ki mevcut durumda bölücülüğü ve Rusya Federasyonu iç işlerine karşı olabilecek olası dış müdahaleleri engelleyebilecek tek adım çerkesya’nın rehabilitasyonun sağlanmasıdır. Rusya Federasyonu sınırları içerisinde varlığını sürdüren bir çerkesya beklentisinin giderek yok olması, çerkesler arasında bağımsız çerkesya inancının giderek güçlendirmenin ötesinde bu fikrin kesinlikle hayat bulmasına neden olacaktır. Dolayısıyla çerkeslerin bu beklentilerini Rusya Federasyonu içinde veya dışında veya bir bağımsızlık hareketi yoluyla hayata geçirmeleri tamamen Rusya’nın tutumuna bağlıdır.
Saygıdeğer Rus Duması üyelerini hem çerkesler hem de Ruslar için daha iyi bir gelecek kurmak adına ortaklık ve işbirliğine davet ediyorum. Teşekkür ederim. “
Bilahare Rusya Federasyonu Duması’na sunulan yazılı teklif ise şu şekildedir:
“çerkes Milleti ve Kültürü’nün Korunma ve Rehabilitasyon Programı
çoğumuzun da hem fikir olacağı üzere, çerkesler için kapsamlı bir ulusal program vadesi çoktan gelmiş bir ihtiyaçtır. Bu program yalnızca konuya duyarlı çerkesleri harekete geçirmek ve bir araya getirmekle kalmayacak, aynı zamanda tüm akıl karışıklığı ve yanlış bilgileri de sınırlandıracaktır. çerkeslerin ihtiyaç ve talepleri başkaları tarafından değil ancak ve ancak çerkeslerin kendisi tarafından tanımlanmalıdır. Bu programdaki her talep, Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Bildirgesi, İnsan Hakları Ulusal Bildirgesi, hatta ve hatta Rusya Federasyonu Anayasası gibi yazılı tasarılar ve uluslararası anlaşmalar tarafından desteklenmektedir. Bahsi geçen bu belgelerde dile getirilen haklar bu programın temelini oluşturmaktadır. Ayrıca belirtmekte yarar vardır ki, bu programın esas öğelerini oluşturan maddeler bundan önce pek çok uluslararası uygulamalara konu olmuştur. çerkeslerin elde etmeye çalıştığı ve hakkı olan bu haklar, şu anda tarihi çerkesya sınırları içinde yaşamakta olan çerkes olmayan halkların haklarını hiç bir şekilde ihlal etmemektedir.
çerkes halkının hedefi yek ve oldukça açıktır: Hayatta Kalmak. Bu programdaki her madde temelini bu hedeften almaktadır. Bu programda yer verilen maddeler herhangi bir ayrıcalık talebi değil fakat tüm dünyada kabul görmüş en doğal haklardır. Bu hak arayışı için mümkün olan tüm barışçıl yollara başvurulacaktır. Bu programda yer verilen her madde bir birine yakından bağlıdır. Bu dokumanın politik, ekonomik ve kültürel tüm yönleri iç içe geçmiş bir bütündür ve birbirinden ayrılamaz. Bu bütünlük iki önemli gerçeğe dayanmaktadır: Bunlardan ilki, çerkes kültürünün devamının çerkes Diasporası’nın özellikle aileleri kapsayacak şekilde anavatana geri dönüşe baglı olduğu gerçeğidir. İkinci bir gerçek ise; her anne-babanın çocukları için kendi sahip oldukları mevcut koşullardan daha kolay, güvenli ve daha iyi bir hayat sağlama isteğidir. Bugün anavatanın ailelere şu anda sahip olduklarından daha düşük standartta, daha zor ve daha tehlikeli bir yaşam sunuyor olması anavatana geri dönüşün göz ardı edilmesine ve beraberinde de çerkes kültürünün yok oluşuna sebep olacak niteliktedir.
Anavatandaki yaşam koşullarının iyileşmesi yalnızca anavatana geri dönüş için değil aynı zamanda tüm bölgenin düzen ve istikrarı için de önemlidir. Kendi kaderini barışçıl ve yasal yollarla belirleyemeyecek kadar güçsüzleştirildiği hissine kapılan toplumlarda umutların tükendiği, küskünlük, yolsuzluk ve korkunun kol gezdiği bir ortamda dine dayalı köktenci eylem ve görüşler hayat bulmaktadır. Anavatandaki çerkesler, sahip oldukları yüce kültürel mirasa ait prensiplere bağlı şekilde kendi kaderlerini tayin hakkına ve müstesnasız hakları olan evrensel haklara kavuşmalıdır. Verilmeyen bu haklara tek alternatif yabancı ve yozlaşmış aşırı ideolojilerin devamlı saldırılarıdır ki bu çerkeslerin karakteriyle asla bağdaşmadığı gibi, böyle bir durum çerkes kültürüne, çerkes anavatanına ve Rusya Federasyonu’nun kendisine büyük bir felaket getirir.
Yukarıda bahsedilenler kapsamında Kaliforniya çerkes Derneği/ Adige Xase Rusya Federasyonu’na aşağıda listelenen maddelerin yürürlüğe sokulması için çağrıda bulunmaktadır:
Rusya Federasyonu, çarlık Rusya’nin 19. yüzyılda çerkeslere, soykırım ve zorunlu sınırdışı yoluyla uyguladığı etnik temizliği resmi olarak kabul etmelidir.
Rusya Federasyonu resmi olarak çerkesleri Kuzeybatı Kafkasya’nın yerli halkı olarak tanımalıdır. Böylelikle çerkesler, Rusya Federasyonu’nun sağlamakla yükümlü olduğu garantörlük ve desteğiyle, Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Bildirgesi’nden doğan tüm haklara sahiptir. i
çerkes Diasporası, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, anavatana koşulsuz geri dönüş hakkına sahip olmalıdır. Bu madde mevcut olan tüm kotaları, finansal yükümlülükleri, yerleşme koşullarını ve dil bilme gerekliliğini ortadan kaldıracaktır. Geri dönüş yapan Diaspora aynı zamanda cifte vatandaşlık alma ve anavatana hiç bir sınırlamaya maruz kalmaksızın rahatça giriş çıkış hakkına sahip olmalıdır.ii Rusya Federasyonu, çerkeslerin anavatana yeniden yerleşmesini sağlayacak kaynakları tıpkı diğer Rus Diasporaları’na sağladığı düzeyde sağlamalıdır. (örnek: Old Believers )
çerkesya otonom ve sınırdaş tek bir cumhuriyet altında birleştirilmelidir. Bu cumhuriyet Kabardey- Balkar, Karaçay-çerkes, Adigey Cumhuriyeti ve Krasnodar Krai’in tamamını kapsamalıdır.
Mevcut cumhuriyetler suni sınırlarla, özellikle çerkesleri bölmek ve herhangi bir milliyetçi kimliği yok etmek amacıyla bir birinden ayrılmıştır. Ayrıca, bu sınırlar yakın geçmişte bir çok kere değiştirilmiş ve yeniden çizilmiştir. Mevcut tüm iddiaların aksine çerkesler kimliklerini tek bir Adige kimliği altında tanımlamaktadırlar. Yakın geçmişte Moskova’da ki Rus Bilim Akademisine bağlı Etimoloji ve Antropoloji Enstitüsü de yaptığı araştırma ile çerkeslerin aslında dört değil tek bir millet olduğunu teyit etmektedir. Bu bilimsel değerlendirme, tarihi çerkesya topraklarının mevcut sınırlarla bölünmesinin ne kadar temelsiz gerekçelere dayandırıldığını bir kez daha ortaya koymaktadır.
çerkesya’nin birleştirilmesi sadece tarihi bir yanlışı düzeltmekle kalmayacak, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve ekonomik gelişme için de önemli bir rol oynayacaktır. Bugün tarihi çerkesya topraklarında ki mevcut durum adalara bölünmüş olarak yaşayan çerkes nüfusundan ibarettir. Bu sınırlar içinde, küçük gruplara bölünmüş olan çerkesler kültürel, yasal ve politik asimilasyon baskısı ile karşı karşıyadır. ( Adigey Cumhuriyeti’nin fes edilerek Krasnodar Krai’a bağlanması yönündeki çabalar bunun en yakın geçmişteki örneklerindendir.) Bu çerkes adaları bugün ki mevcut koşullar altında iki nesil sonra dillerini kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadır. Politik yok oluş ise çok daha yakın bir zamanda çerkeslern kaderi olacaktır. Bu tür bir yapılanmaya tabi tutularak ayrılmış cumhuriyetlerde tek ve etkili bir geri dönüş programının uygulanması ve ekonomik gelişmenin sağlanması kesinlikle imkansız olacaktır. Başarılı bir altyapı oluşturmak, yasal ve eğitimsel reformlar, çerkeslerin öncülüğünde yapılacak yabancı yatırımların teşviki ancak tek ve etkili hukuki ve idari bir sisteminin kurulmasıyla mümkündür. Bu bölgede yaşayan herkesin refahını artıracaktır fakat bunun sağlanmasının tek koşulu birleştirilmiş bir çerkesya’dır. iii
Bölgede yaşayan çerkes olmayan azınlıklar, Birleşmiş Milletler Azınlık Hakları bildirgesinde belirtilen tüm haklara sahip olacaktır. iv özellikle çerkesler ile tarihi kardeşlik bağına ve çözüm bekleyen tarihi acılara sahip Karaçay ve Balkarlar’a, dilleri ve kültürlerini korumak ve geri kazanmak için gerekli gördükleri bütün hak ve kaynaklar kendileri için ön gördükler en iyi şekilde sağlanmalıdır..
Tüm yerli ve uluslararası düzeydeki çerkes organizasyonlarına Rusya’nın müdahalesi derhal son bulmalıdır.
Rusya Federasyonu, çerkes Cumhuriyet’lerinde çerkes dilini korumak ve geri kazandırmak için ilkokul ve üniversite düzeyinde verilmesi gerekli olan dil eğitimine yönelik destek ve mali yardımı sağlamalıdır.
Sivil bir toplumun yaratılması ve idame ettirilmesi için koşul olan ifade ve basın özgürlüğü haklarının korunması, bağımsız meclis ve her türlü yasal kurumun kurulması.
çerkes dilinde yayın yapan televizyon programları icin Rusya Federasyonu gerekli destek ve mali yardımı sağlamalıdır.
çerkes Cumhuriyetleri’nde mevcut diyalekt farklarından doğan sorunların ortadan kaldırılması için gerekli olan ortak bir yayın mekanizmasının oluşturulması.
Rusya Federasyonu tarihi çerkesya sınırları içindeki topraklara alt yapı, yüksek öğrenim ve sağlık alanında yatırım yapmalıdır.Kendilerine karşı işlenen suçlara karşın, Rusya’nın bu suçların hukuki telafisinden doğan parasal borcundan çerkeslerin feragat edeceği göz önüne alınarak, Rusya Federasyonu’nun çerkes anavatanını çerkeslerin yaşadıkları Diaspora ülkelerinin refah düzeyine yükseltmek için gerek alt yapı, gerek iletişim, gerekse eğitim ve sağlik alanlarında yatırım yapması son derece önemli ve gereklidir.”
__________________________________________________________
i Bidiriyi okumak için: http://www.un.org/esa/socdev/unpfii/en/declaration.html
ii UNPO’ya sunulan teklif: http://www.circassianworld.com/new/component/content/article/1478.html
iii Uluslarası otonomi standartları ve çözümleri konusuyla ilgili olarak Bölüm 2 ve 3’e bakınız: http://belfercenter.ksg.harvard.edu/files/141208%20bcsia%20monograph.pdf
ivBildiriyi okumak için: http://www2.ohchr.org/english/law/minorities.htm