Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ve üst kanadı Federal Konsey, dün gerçekleşen olağanüstü oturumda Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının tanınması yönündeki tasarıyı oybirliği ile kabul etti.
ülkesi bölünme tehlikesi ile karşı karşıya kalan Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Güney Osetya’ya girerek hata yaptığını itiraf etti.Gürcistan’ın bölünmesini hızlandıran önemli süreçlerden birisi de Karadeniz’e gelen NATO gemileri. Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoli Nogovitsin, NATO gemilerinin insani yardım bahanesini kullanarak Karadeniz’e geldiklerini söyledi. Nükleer başlık ve konvansiyonel füzelerle dolu olduğu düşünülen Amerikan McFaul gemisine yeni iki gemi daha geliyor. Fransa, Almanya ve Polonya’ya ait savaş gemileri de Karadeniz’de. Isınan Karadeniz, Moskova’nın karşı hamle geliştirmesine neden oldu. Medvedev dün NATO’ya meydan okuyarak ilişkileri tamamı ile kesme alternatifini görüştüklerini açıkladı.Rusya, Gürcistan’ın 8 Ağustos’ta gerçekleştirdiği 2 bin 100 sivil ve 18 Rus barış gücü askerinin ölmesine neden olan saldırıları bir soykırım girişimi olarak görüyor. Duma’da oylama öncesi bir konuşma yapan parlamento başkanı Boris Grizlov, Gürcü saldırısını, Nazi Almanya’sının 1941’de Sovyetler Birliği’ne gerçekleştirdiği saldırıya benzetti. Büyük çoğunluğu Rusya pasaportu taşıyan Güney Osetlerin öldürülmesinden Rusya, Batı’yı da sorumlu tutuyor. Rusya makamları bölgede görev yapan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gözlemcilerinin saldırıdan daha önce haberleri olduğunu; ancak Rusya’nın bilgilendirilmediğini savunuyor.Kosova’nın bağımsızlığının tanınmasına şiddetle karşı çıkan Moskova uzun süredir rövanş peşindeydi. Bölgede yaşananların Kosova örneğinden farklı olmadığını kaydeden Moskova, Birleşmiş Milletler’e üye tüm ülkeleri de iki bölgenin bağımsızlıklarını tanımaya çağıracak. Rusya’nın tanımasının ardından Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin büyük çoğunluğunun iki özerk bölgenin bağımsızlığını tanıması bekleniyor. Rusya bir taraftan da çeçenistan, İnguşetya ve Dağıstan gibi cumhuriyetlerin benzer bağımsızlık taleplerinden endişe ediyor.Tüm bu gelişmeler ışığında şunlar söylenebilir: Yaptırım ya da baskı ile herhangi bir karar dikte ettirmenin Moskova’da ters teptiği görülüyor. Aslında enerji alanında tamamı ile bağımlı olan Avrupa ülkelerinin Kremlin’e yaptırım uygulamak için ellerinde çok da önemli araçlarının bulunmadığına dikkat çekiliyor. Henüz Dünya Ticaret örgütü üyeliğine alınmamış Moskova’ya bu yönde yapılan hatırlatmalardan sonuç alınamayacağı biliniyor. Nitekim Başbakan Vladimir Putin, dün DTö üyeliğinin Rusya’ya yarar sağlamayacağı vurgusunda bulundu. Diğer yandan, ABD başta olmak üzere Batı ülkelerinin, İran ve Kuzey Kore nükleer çalışmaları ile mücadelede Moskova’nın desteğine ihtiyaçları var. Afganistan’da devam eden operasyonlarda Rusya’nın sağladığı destek çok önemli.Bu şartlar altında, Karadeniz’de bulunan NATO gemilerinin geri çekilmesinin tansiyonu düşürmesi beklenebilir. Rusya’nın özerk bölgelerde güvenliği sağlayacak derecede barış gücü askeri bulunmasına izin verilmesi de bu yönde bir etken olabilir.Bu bölgelerin statüleri ile ilgili görüşmelerin uluslararası düzeyde bir an önce başlatılması da aynı çerçevede değerlendirilebilir. Benzer şekilde, NATO ülkelerinin, kısa ve orta vadede Gürcistan’ın ittifaka üyeliğiyle ilgili herhangi bir adım atmayacakları yönünde sinyaller vermesi de gerilimi düşürecektir. NATO’nun Güney Osetya ve Abhazya sorunu çözülmeden atacağı bir adım, ittifakı Rusya ile karşı karşıya getirebilir.Faruk Akkan, Zaman, 26.08.2004