Gazeteci Mahmut Övür Demokrasi İçin Çerkes Girişimi (DİÇEG)’nin misafiri oldu.
DİÇEG inisiyatifinin basınla ilişkiler çerçevesinde organize ettiği sohbet toplantılarının ilki Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür’ün katılımıyla Cuma akşamı Şamil Vakfı salonunda yapıldı. DİÇEG sözcülerinden Yalçın Karadaş ve gazeteci Fuat Uğur’un soru ve yer yer katkılarla yönlendirdiği sohbet programında Türkiye’nin demokratikleşme sürecini ele alan Mahmut Övür, çok partili sisteme 1950’li yıllarda geçilmesine rağmen Türkiye halklarının demokrasiyle yeni yeni tanışmaya başladığını, bugün bunun sancılarının çekildiğini söyledi. Bu önemli sürece bütün kesimlerin katkıda bulunması gerektiğini ifade eden Övür, yürütülmeye çalışılan demokratik açılımın bu sürecin en önemli adımlarından biri olduğunu belirtti. Vesayetçi bürokrasinin direnmesi sebebiyle değişim sürecinin yavaş ve zor yürüdüğünü ifade eden Övür, bu bürokrasinin hükümetin icraatlarını engellemek için her yola başvurduğunu söyledi. Muhalefet partilerinin de bu vesayetçi bürokrasiyle beraber hareket etmesi sonucu toplumsal beklentilerin tam karşılanamadığını ifade eden Övür, mevcut siyasal yelpazede Ak Parti dışındaki hiçbir yapılanmanın değişimci bir kimliği olmamasının üzücü olduğunu belirtti. Övür, yine de gelinen bu noktanın çok önemli olduğunu, bundan sonra iktidara kim gelirse gelsin bu süreçleri devam ettirmeye mecbur kalacağını söyledi. Toplumdaki bütün renklere kendilerini ifade edebilme imkanı sağlanmasının mutluluk verici olduğunu belirten Övür, kimsenin bundan bölünme paranoyaları çıkarmaması gerektiğini ifade etti. Övür, kendini farklı hisseden bütün unsurların özgürlük alanlarının geliştirilmesinin bu kesimlerin kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacağını, bunun da toplumsal barışı pekiştireceğini belirtti. Demokratik açılım sürecini yürütmeye çalışan iktidarın zaman zaman yaşadığı gel-gitlerin samimiyetine gölge düşüremeyeceğini söyleyen Övür, Ak Parti’nin farklı eğilimleri bir araya getiren bir koalisyon yapısında olduğunu, dolayısıyla zaman zaman oluşan duraklamaların tabii karşılanmasını gerektiğini ifade etti. Hükümetteki gel-gitlerin işleri yavaşlattığının bir gerçek olduğunu söyleyen Övür, ancak başka bir alternetif olmadığı için hükümete sabredilmesi, bu konularda destek verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Gelen bir soru üzerine Türkiye’deki Çerkeslerin konumunu da değerlendiren Mahmut Övür, pek çok Çerkes arkadaşının olması dışında Çerkes toplumunu çok yakından tanımadığını, dolayısıyla ifadelerinin bu çerçevede değerlendirilmesini isteyerek, kendi gözlemine göre Çerkeslerin devletle özdeşleştiğini, sistemin bir parçası haline geldiğini, Çerkeslerin Türkiyenin demokratikleşmesine kimlikleriyle bir katkıda bulunmadıkların söyledi. Bu sözlerine itiraz edilerek Türkiye demokrasi mücadelesine katkı sağlayan bazı isimlerin kendisine hatırlatılması üzerine Övür, bunların bireysel katkılar olduğunu, Türkiye’de bütün kesimlerden pek çok insanın bireysel olarak demokrasi mücadelesi içinde yer aldığını, bunun doğal olduğunu ama kendisinin kast ettiği gibi, bir Çerkes kimliği etrafında toplanılarak demokrasi mücadelesi verilmediğini söyledi. (KAFKASEVİ)