Halit Kakınç
Kafkasya’da yaşanan dramın özeti budur. Sonuç nettir. Açıktır. Epey bir süre için bağlayıcı olacaktır. Kosova’da köşeye sıkışan, bir anda beklemediği bir biçimde kontrpiyede kalan Rusya, sandıktaki yüzünü göstermiştir. Rövanşı acı bir şekilde ve açık bir farkla almıştır. Mesajını vermiştir.
Kafkasya’da yaşanan dramın özeti budur. Sonuç nettir. Açıktır. Epey bir süre için bağlayıcı olacaktır. Kosova’da köşeye sıkışan, bir anda beklemediği bir biçimde kontrpiyede kalan Rusya, sandıktaki yüzünü göstermiştir. Rövanşı acı bir şekilde ve açık bir farkla almıştır. Mesajını vermiştir.
Mesaj Brüksel’edir. Pekin’edir. Ankara’yadır. Paris, Londra, Berlin ve doğal olarak da en başta Washington’adır. Mesajın içeriği, polemiklere ve farklı beklentilere nokta koyucudur: “Kafkaslar, benim yaşam alanımdır!”
İster Putin, ister Medvedyev – bu tavır, liderlerin tarz ve üsluplarını aşan bir mesajdır. Mesajın kontak-kopyaları, böylece Polonya-Letonya, Litvanya-Estonya ve Azerbaycan’daki yönetimlere de gönderilmiştir. Sovyet potasından doğan, hangi adı taşımakta olursa olsun tüm devletlere erken uyarı niteliği taşımaktadır.
Gelişmelerden zararlı çıkan bölgelerdeki romantik vatanseverlik, şu an için buruk bir kaderciliğe dönüşmüş durumdadır.
çok boyutlu politika
Devletler, romantik olamazlar. Gelişmelere adapte olmak, pratik ve pragmatist değerlendirmeler yapmak kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu kısa zaman dilimi içinde yaşananlar ve varılan son nokta, Türkiye’yi doğrudan etkileyen ve yakın süreçte de daha da ciddi bir biçimde etkileyecek olan bir süreçtir.
Kafkasya, Türkiye için çok ama çok önemli bir bölgedir. Bizim açımızdan her anlamda stratejiktir.
Pazar günkü yazımda, çok kalın hatları ile Türkiye-Gürcistan ilişkilerine de değinmeye çalışmıştım. Şimdi son gelişmeler karşısında geleceğe dönük yeni bir değerlendirme yapmak zorundayız.
Türkiye, bugüne kadar Kafkasya’da tek boyutlu bir politika uygulamış… Sepetine tek cins bir yumurta koymuş… Olaylara Tiflis merkezli olarak yaklaşmıştır.
Atılacak adım bellidir. Aynen Irak’ta olduğu gibi, tek boyutlu bir dış politikadan çok boyutlu bir politikaya geçilmeli… Oyun, yeni koşullara göre oynanmalıdır.
Abhazya önem kazandı
Türkiye, kısa zamanda çok merkezli yeni bir Kafkasya politikası üretmelidir. Bu yeni dış politika ile Tiflis ürkütülmeden, gocundurulmadan Abhazya ile ilişkiler artırılmalı ve sağlamlaştırılmalıdır.
Artırma ve sağlamlaştırmadan ne kastettiğimizi netleştirelim: Türkiye ile Abhazya arasındaki linkler açılmalıdır. Bu linkler nedir? – En basitinden bir örnek verelim: Bir aralar iki ülke arasında feribot seferleri başlatılmıştı. Sonra bu feribot seferleri, Gürcistan’ın devreye girmesi ve ağırlık koyması yüzünden durduruldu. öncelikle bu seferler tez elden devreye sokulmalıdır.
Bu aşamada, bir hususu şu an tam olarak bilemiyoruz. Abhazya, Rusya’ya bağlı özerk bir bölge haline mi gelecek – yoksa uluslararası platformda bağımsız bir cumhuriyet olarak mı yer alacaktır? Henüz belli değildir.
Eğer ikinci şık gerçekleşecekse, bu yeni oluşum sürecinde Türkiye, mutlaka temel aktörlerden biri olarak devrede olmalıdır. İnsan faktörü açısından, Türkiye bu ülke ile kan bağı da olan yeterli potansiyele sahiptir.
_____________
Kaynak: Akşam, 12.08.2008