Vladimir Socor
AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Javier Solana, 06 Haziran’da Abhazyalı liderlerle Sohum’da yaptığı görüşmelerden eli boş döndü. Sohum’a gitmeden önce Gürcü liderlerle görüşen Solana, Brüksel’e dönerken de Gürcü liderleri ziyaret etti.Solana yaptığı ziyareti, çatışmanın çözülmesine yönelik çabalara, AB’nin katkıda bulunma niyetine dair üst düzeyde bir önbelirti olarak tanımladı ve “Bu benim ilk ziyaretim ancak son olmayacak” dedi. Solana’nın görev süresinin bitimine bir yıl kala böyle bir açıklama yapması, Abhazya’daki çatışmanın çözüme kavuşturulmasını bir miras konu olarak kabul ettiğini ima ediyordu. Solana için bu konu görev süresi boyunca hiçbir zaman öncelikli gündem maddesi olmadı; fakat bu tür miras konular bazen – yalnızca Solana için değil – aniden öncelikli konuma yükselme istidadı gösterirler.Bu ziyaretteki gündemi, 1994’den beri Rusya tarafından oluşturulan ve tahakküm altına alınan barış – koruma ve müzakere formatlarında değişiklik yapılması ve Abhazya’yı Gürcistan ile doğrudan görüşmelere ikna etmek oluşturuyordu. Tiflis ve Sohum arasındaki görüşmeler aralıklarla 2006’ya kadar sürdü fakat Abhaz tarafını yıldıran Rusya’nın varlığı sayesinde çıkmaza sürüklendi.Solana, hem Sohum’da, hem de Tiflis’te yaptığı görüşmeleri hakkında iyimser bir brifing verdi ve “Sohum’daki toplantılar oldukça yapıcıydı… çatışmanın çözümüne dönük süreç doğru istikamette yol alıyor” ifadesini kullandı.Bu iyimserlik gösterisinin aksine Solana, başlangıç hedeflerinden uzak görünüyordu. “Barış-koruma” formatında yapılacak değişikliklerin her iki tarafın da rızasıyla 1994 ateşkes anlaşması temel alınarak yapılabileceğini savundu. Bu yorum, Moskova ve Sohum’un şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da herhangi bir değişikliğe izin vermemek üzerine kurulu geleneksel savlarını yansıtmaktaydı. Uluslararası hukukta herhangi bir legal değer veya muteberliğe sahip olmamalarına rağmen, 1994 ve benzeri anlaşmalar üzerinden uluslararası hukuku bir koz haline getirmeye dayalı Rusya’nın stratejisine de uygun düşüyor.Sohum’da Solana ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Abhaz lider Sergey Bagapş, AB nezaretinde Tiflis ile doğrudan görüşmelerin başlamasına yönelik ricaları yüz üstü bıraktı. Bagapş, her zamanki koşullarını öne sürüyordu; yukarı Kodor Vadisinden Gürcü silahlı kuvvetlerinin çekilmesi ve Gürcistan’la karşılıklı güç kullanılmayacağına dair bir anlaşma imzalanması. Ayrıca, Tiflis’le yapılacak doğrudan görüşmelerde Rusya’nın da yer almasını şart koşuyordu. Solana’nın ona ‘cumhurbaşkanı’ diye hitap etmesine rağmen Bagapş bu iltifata hiç yüz vermedi.Bagapş, “barış – koruma” formatında yapılacak değişiklere de değindi; “Rus barış güçleri Abhazya’daydılar ve kalacaklar. Eğer Gürcistan, Abhazya’dan Rus barış güçlerinin çekilmesi konusunda ısrar ederse, biz de Rus barış güçlerinin burada kalması için her şeyi yapacağız… Rus ‘mavi berelilerinin’ hiçbir alternatifi yoktur. Onların yerini bir başkasının alması konusunu hiç kimseyle müzakere etmeyiz” derken Dışişleri Bakanı Sergey Şamba da, “Mevzut müzakere ve barış – koruma formatlarında herhangi bir değişikliğe şiddetle karşıyız.” İfadesiyle Bagapş’ı teyit etti.Aralarında sıkça nispeten ılımlı olarak algılanan Bagapş’ın da olduğu Abhaz liderler Solana’nın ziyaretinden memnundular. Böyle üst düzeyde bir ziyaret onlara ilk defa bir parçacık da olsa uluslararası bir mertebe verdi. AB ile doğrudan hava ve deniz bağlantıları kurulmasına dair isteklerini bile seslendirdiler. Görünüşte, AB’nin muhatapları olarak, kendi adlandırmalarıyla kabul kazanabileceklerini hissediyorlar.Solana, Gürcistan’dayken Rusya’nın Abhazya’nın ilhakına yönelik son adımlarını eleştirdi: “Rusya’nın almış olduğu son tedbirler zekice değil ve gerginliğin azaltılmasına hizmet etmeyecektir.”Fakat sözlerinin etkisini çabucak sıfırlayacak şekilde, “Rusya ile çok iyi ilişkilerimiz var ve bu mesajları onlarla ne zaman görüşsek iletiyoruz” diyerek devam etti. Eğer böyleyse, Moskova’nın Abhazya’daki durumu devamlı olarak kötüleştiren manevraları ispat ediyor ki Rusya ne Solana’nın ne de diğer AB yetkililerinin mesajlarını ciddiye alıyor.Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili ve Gürcü hükümet yetkilileri, Tiflis’in kuvvet kullanımının önlenmesine dair bir anlaşmaya hazır olduğunu teyit ettiler ve bu anlaşmanın uluslararası ve tarafsız barış-koruma gücü eşliğinde AB ve diğer uluslararası güçlerin garantör olarak dahil olmasını ve Gürcü mültecilerin Abhazya’da kovuldukları evlerine uluslararası nezaret altında dönmesi için gereken koşulları içermesini istediler.05 Haziran’da Avrupa Parlamentosu tarafından ezici bir çoğunlukla alınan ve bir nirengi noktası olan ilke kararı, Abhazya’daki Rus güçlerinin tarafsız ve yansız barış koruyucu rollerini kaybettiklerini tespit ediyordu. İlke kararında, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası’nın bir parçası olarak bir AB sınır misyonunun Abhazya’ya yerleştirilmesi çağrısını yapıyor. Ayrıca, yakın zamanda Abhazya’ya gönderilen ek Rus güçlerinin de bir an önce geri çekilmesini talep ederken Rusya’nın 16 Nisan tarihli devlet başkanlığı kararnamesini (Rus hükümetini Abhaz ve Osetin yönetimleriyle doğrudan resmi ilişki kurma yetkisi veren) yüksek perdeden kınıyor ve bu kararnamenin acilen geri çekilmesi isteminde bulunuyor. İlke kararı, AB idari mercilerini gelecek ay yapılacak AB – Rusya zirvesinde bu konuları yüksek sesle dile getirmeye teşvik ediyor (Avrupa Parlamentosu basın bildirisi, 06 Haziran).Avrupa Parlamentosu’nun ilke kararı Gürcistan’ın, “barış-koruma” operasyonunun ivedi dönüşüm talebindeki konumunu güçlendirecektir. Son toplantıda (EDM, 04 Haziran) Rusya’yı teskin etmeye dönük icraatlarının göstermiş olduğu gibi Avupa Konseyi’nin görünür bir gelecekte böyle bir inisiyatif alması beklenemez. Bu inisiyatifi almak Gürcistan’a düşmektedir.
______________
– Bu makale Eurasia Daily Monitor, Jamestown Vakfı, Sayı 5, Yayın 113’ten tercüme edilmiştir.
(Kaynaklar: Civil Georgia, Apsny Pres, Rustavi-2 TV, 06-12 Haziran).