Murat özden
Meşhur bir anekdotdur; çin İngilizlerin sömürgesi iken, İngilizler demiryolu inşaatına başlamışlar. çinliler yapılan demiryolu raylarını geceleri söküp satıyorlarmış. Bu defalarca tekrarlanınca İngilizler çinlileri toplayıp izah etmişler: “Bu demiryolu tamamlanınca Şangahy’dan Pekin’e bir ay yerine bir günde gideceksiniz”. Bunun üzerine çinli sormuş: “Peki kalan 29 gün ne yapacağız ?”
21 Mayıs’ta o kadar çok çalıştı ki kurumlarımız, örgütlerimiz, sitelerimiz… adeta gelecek 21 Mayıs’a kadar 364 gün istirahat ederlerse ancak enerjilerini toplayabileceklermiş gibi bir görünüme girdiler.
Bütün web sayfaları donmuş; ne yeni bir yazı, ne yeni bir fikir, ne de yeni bir yorum var ortalıkta.
“çok da sıcak canım, bu sıcakta bir şey mi yapılır? Olsa olsa serin yerlerde kahvaltılar, yemekler düzenlenebilir. Kermes de olur tabii.”
“Ayrıca minikler ekibinin gösterisini de yetiştirmek gerek okullar tatile girmeden. Sonra tatilde de kimi bulacağız?”
“Yaz gelmeden son haluj gecesini de yapmak lazım. Geçen akşamki gençlik gecesi de pek tenha ve sessizdi yahu, bu gençlerde hiç ruh kalmamış volehi” sözlerinden geçilmiyor.
Dünyadaki en ağır soykırımlardan birine uğramış bir halkın kurumlarında konuşulanlar ve yapılanlar bunlar maalesef.
Bu yapılanlar gereksiz mi?
Hayır değil.
Sadece yetersiz ve yokoluşu önlemiyor maalesef.
Yılda 1 gün meydanlara çıkınca 364 günü istirahatle ve mavra yaparak geçirmeyi hak olarak görebiliyor halkımız ve onun temsilcisi olduğunu iddia eden kurumlarımız.
Tabi bu anlayışa karşı çıkıp, yeni bir yol gösterip,
“önce varlığımızı göstermeliyiz.
Varlığımızı görünür kılmalıyız.
Taleplerimizi meydanlara taşımalıyız.
Taleplerimizi siyasallaştırmalıyız.
çerkeslerin ulusal politikasını oluşturmalıyız.
çerkeslerin politik örgütlenmesini gerçekleştirmeliyiz.
Varlığımızı geleceğe taşımalıyız” anlayışını hakim kılmak isteyenler de var.
İşte böyle düşünenler çERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ ni ç.H.İ. oluşturdular. Bütün engelleme çabalarını aştılar ve çerkeslerin taleplerini alanlara taşıdılar. Türkiye medyasına taşıdılar.
Dünya medyasına taşıdılar.
çerkes Halkının yürekli evlatları büyük bir coşkuyla içlerinden çıkan ç.H.İ. yi bağırlarına bastılar.
ç.H.İ. öncülüğünde önce Ankara’da “siyasetin başkentine” seslendi çerkesler; sonra da ekonominin başkenti İstanbul’dan duyurdular seslerini.
Devletin ezberini bozdular.
önceden, “Canım çerkesler, Lazlar, Gürcüler, Araplar, Arnavutlar, Pomaklar, Boşnaklar bir şey istemiyor da bu Kürtler niçin istiyor?” deniyordu.
Şimdi denemiyor.
Diğer etnik gruplara da örnek oldular.
Artık Lazlar, Gürcüler, Pomaklar, Hemşinliler, Süryaniler, Romanlar da haklarını istiyorlar.
Tüm etnik grupların ezberini bozdular.
Türkten fazla -güya- Türkiye’nin çıkarlarını savunan Türkleşmiş çerkeslerin de ezberini bozdular.
Artık çerkesler var ve hesaba katılmak zorundalar.
Herkes bunu böyle bilmeli, hesabını ona göre yapmalı.
…
1 Mayıs’tan bu yana ç.H.İ. cephesinde sessizlik hakim.
Birileri “ç.H.İ’nin barutu mu bitti” diye ellerini ovuşturuyorlar.
Ancak bilinmeli ki, bu süreci ç.H.İ., dersini çalışmakla, yeni projeler geliştirmekle,ortaya attığı tezlerin altyapısını oluşturmakla geçirdi.
ç.H.İ. Ankara ve İstanbul’dan sonra Anadolu’da hemşehrilerimizin yoğun olduğu şehirlerde yeni “misyon mitingleri” düzenlemeyi planlıyor.
Ortaya attığı taleplerin ardında duruyor.
Bununla ilgili görüşmeler devam ediyor.
Bakalım gerçek bir çerkes şehri olan Kayseri, ç.H.İ nin kadrolarını ne zaman bir mitingle ağırlayıp “Anadoludaki Kafkasya” olduğunu gösterecek?
Anadolunun bağrında sessizce duran Eskişehir’in yiğit evlatları, bir volkan gibi patlayıp çerkeslerin taleplerini bir kez daha tüm dünyaya haykırma şerefine ne zaman erişecekler?
çerkes Ethem Bey gibi halk kahramanlarını yetiştirmiş, kurtuluş savaşında en büyük çileleri çekmiş gerçek bir çerkes şehri olan Balıkesir ç.H.İ. nin taleplerinin arkasında durduğunu ne zaman gösterecek?
Yeşil Bursa, gönül zenginliğini bakalım ne zaman ç.H.İ. nin kadrolarına açacak?
Mustafa Kemal Samsun’a çıktığı zaman yanında duran çerkeslerin torunları, bakalım ne zaman ç.H.İ.nin de yanında durduğunu gösterecek?
çerkes Tamimini Amasya’dan yayınlamaya varmısınız yiğit çerkes kardeşlerim?
Kahramanmaraş çerkesleri’nin kahramanlığını bir kez de 2011’de çerkes taleplerini seslendirirken görmek istiyoruz.
çerkeslik mevzu olunca en önde saf tutan Adapazarı’nın yiğit evlatları! ç.H.İ.’yle birlikte taleplerimizi tüm dünyaya haykırmaya var mısınız ?
Kabadayı ve delikanlı diyarı Düzce’mizin aslanlarının, ç.H.İ. nin kadrolarıyla omuz omuza yürüyeceği günleri dört gözle beklediğimizi de belrtelim.
…
Hepinizi tek tek alanlarda görmek istiyoruz.
Korkakların asil kabul edildiği bir dünya yoktur.
Asil ve yürekli olanlar ellerini uzatıp bir adım attıkları takdirde, biz yüz adım atmaya hazırız.
Ve çok yakında ç.H.İ. den yeni miting haberlerini duyacaksınız.
ç.H.İ. 17 Nisan İstanbul mitinginde ortaya attığı tezlerin arkasında olduğunu gösterecek.
Hukukçularımızı örgütleyip, çerkes Soykırımı’nın Gürcistan’dan sonra başka ülke parlamentolarınada taşınması sağlanacaktır.
Kadınlarımızı örgütleyip Beşiktaştaki çerkes Numune Mektebinin peşine düşeceğiz.
Eğitimcilerimizi örgütleyip, anadili eğitimi ile ilgili ayrıntılı raporlar hazırlayacağız.
Gençlerimizi örgütleyip onlarla ilgili yeni projeler hayata geçireceğiz.
Tabi bu söylediklerimiz 1 gün çalışıp, 364 yatarak gerçekleşecek işler değildir.
Senede 1 gün “unutmayacağız, unutturmayacağız” demeye devam edersek, yakında onu da diyecek insanlar kalmayacaktır.
Zaman 7 gün 24 saat 365 gün çalışma zamanıdır !
Zaman sürgün ve soykırımda ölenlerin hayallerinin peşine düşme zamanıdır !
Zaman çok çalışma zamanıdır; hem de pek çok !